Taytak, söz konusu düzenlemenin yalnızca teknik bir kanun teklifi olmadığını, doğrudan toplumun geleceğini ilgilendiren hayati bir adım olduğunu vurguladı.
“Bu Teklif, Toplumun Sessiz Çığlığını Yansıtıyor”
Konuşmasına duygusal bir çerçeve çizerek başlayan Taytak, teklifin satır aralarında toplumun farklı kesimlerinin yaşadığı sorunların yer aldığını ifade etti. Evladına sarılamayan bir babanın acısından, ekran başında kaybolan bir neslin geleceğine; hayatının son döneminde yalnız kalan yaşlıların beklentilerinden, aile yapısındaki kırılmalara kadar birçok sosyal soruna dikkat çekti.
Taytak, bu düzenlemenin sadece hukuki değil, aynı zamanda vicdani bir sorumluluğun ürünü olduğunu belirterek, devletin vatandaşına sahip çıkma görevini güçlü şekilde yerine getirmesi gerektiğini dile getirdi.
“Sosyal Adalet Bir Lütuf Değil, Devletin Sorumluluğudur”
Türk devlet geleneğinin temelinde sosyal adalet anlayışının bulunduğunu vurgulayan Taytak, Selçuklu’dan Osmanlı’ya, oradan Cumhuriyet’e uzanan köklü bir mirasın temsil edildiğini ifade etti. Bu anlayışın vatandaşını koruyan ve gözeten bir devlet modelini esas aldığını belirten Taytak, görüşülen kanun teklifinin bu geleneğin günümüzdeki bir yansıması olduğunu söyledi.
Devletin; yaşlısını yalnız bırakmayan, engellisine sahip çıkan ve anneye destek olan bir irade olduğunu dile getiren Taytak, sosyal politikaların bu anlayış doğrultusunda şekillendiğini kaydetti.
Çocukların Bulunduğu Her Alan İçin Yeni Güvenlik Kalkanı
Kanun teklifinin en dikkat çeken başlıklarından birinin çocukların korunmasına yönelik düzenlemeler olduğunu belirten Taytak, okuldan yurda, servisten kreşe, oyun alanlarından spor salonlarına ve internet kafelere kadar çocukların yoğun bulunduğu tüm alanlarda yeni bir güvenlik sisteminin kurulacağını ifade etti.
Bu kapsamda, insan ticareti, cinsel istismar ve uyuşturucu suçlarından hüküm giymiş kişilerin bu alanlarda çalışmasının ve işletme açmasının tamamen engelleneceğini belirten Taytak, “Çocuklarımıza zarar vermek isteyen karanlık niyetlerin karşısına çelikten bir duvar örüyoruz” dedi.
Çocukların güvenliğinin sağlanmasının, milletvekillerinin en büyük sorumluluğu olduğunu vurgulayan Taytak, “Bizim görevimiz çocuklarımıza sadece bir ülke değil, güvenli bir gelecek bırakmaktır” ifadelerini kullandı.
Çalışan Anneler İçin Tarihi Adım
Teklifin aile yapısını güçlendirmeye yönelik önemli düzenlemeler içerdiğini belirten Taytak, özellikle çalışan annelere yönelik getirilen hakların altını çizdi. Doğum sonrası izin süresinin 8 haftadan 16 haftaya çıkarıldığını hatırlatan Taytak, bu düzenlemenin annelerin iş hayatı ile aile yaşamı arasında sıkışmasının önüne geçeceğini söyledi.
Annelerin, evlatları ile çalışma hayatı arasında tercih yapmak zorunda bırakılmayacağını ifade eden Taytak, “Bir anneyi rızkı ile evladının kokusu arasında bırakmıyoruz” sözleriyle düzenlemenin önemini vurguladı.
Babalara da Eşit Hak: Aile Bütünlüğü Güçleniyor
Konuşmasında babalara yönelik düzenlemelere de değinen Taytak, izin sürelerinin işçi-memur ayrımı yapılmaksızın artırıldığını belirtti. Aile içindeki sorumluluğun sadece anneye yüklenmediği bir sistemin inşa edildiğini ifade eden Taytak, bu yaklaşımın aile bütünlüğünü güçlendireceğini söyledi.
Koruyucu Ailelere Destek Artıyor
Koruyucu aile sistemine ilişkin düzenlemelere de dikkat çeken Taytak, sevgiyle büyütülen çocukların geleceği için fedakârlık gösteren ailelerin artık daha güçlü şekilde destekleneceğini belirtti. Bu düzenlemelerin toplumun vicdanını yansıttığını ifade eden Taytak, sosyal dayanışmanın güçlendirilmesinin hedeflendiğini kaydetti.
Dijital Tehlikelere Karşı Yeni Dönem
Konuşmasının önemli bir bölümünü dijital dünyadaki risklere ayıran Taytak, günümüzde ailelerin en büyük endişelerinden birinin çocukların internet ortamında karşılaştığı tehlikeler olduğunu söyledi.
Çocukların dijital dünyada savunmasız şekilde zararlı içeriklere maruz kalabildiğini ifade eden Taytak, yeni düzenlemeyle bu alanda önemli adımlar atılacağını belirtti. Buna göre, 15 yaş altındaki çocukların dijital platformlardan korunması sağlanacak, 15 yaş üzeri gençler için ise daha güvenli ve filtrelenmiş bir dijital ortam oluşturulacak.
Ailelere verilecek yetkilerle çocukların ekran süresi, harcamaları ve hesap ayarlarının kontrol edilebileceğini belirten Taytak, “Teknolojiyi ailenin emrine veriyoruz, kontrolü yeniden eve getiriyoruz” dedi.
“Güçlü Aile, Güçlü Türkiye’nin Temelidir”
Milliyetçi Hareket Partisi’nin aileyi bir siyasi söylem değil, medeniyetin temeli olarak gördüğünü vurgulayan Taytak, güçlü kadın, güçlü aile ve güçlü Türkiye hedefi doğrultusunda önemli bir adım atıldığını ifade etti.
Devlet Bahçeli’nin “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışına atıfta bulunan Taytak, sosyal adaletin toplumsal huzurun anahtarı olduğunu dile getirdi.
“Türkiye Yüzyılı’nda Sosyal Adalet Önceliğimiz”
Konuşmasının sonunda toplumsal birlik ve beraberlik mesajı veren Taytak, Türk milletinin acıda ve sevinçte bir bütün olduğunu vurguladı. Bir hanede sorun varsa bunun tüm toplumu etkilediğini belirten Taytak, sosyal adaletin sağlanmasının Türkiye’nin geleceği açısından kritik olduğunu ifade etti.
2024 yılında düzenlenen “Aile Kurumu Çalıştayı”nı hatırlatan Taytak, bu çalışmaların somut adımlara dönüşmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Bakan Göktaş’a Teşekkür
Taytak, konuşmasını tamamlarken sürece katkı sunan Mahinur Özdemir Göktaş başta olmak üzere ilgili tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür etti. Yapılan düzenlemelerin hayata geçmesiyle birlikte toplumda uzun süredir hissedilen sorunların önemli ölçüde çözüleceğine inandığını ifade etti.
Yorumlar
Kalan Karakter: