İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Genişletilmiş Teşkilat Toplantısı, Beyaz Saray Center’da gerçekleştirildi.
Toplantıya, İYİ Parti Seçim ve Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Afyonkarahisar Milletvekili Av. Hakan Şeref Olgun, İYİ Parti Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Denizli Milletvekili Yasin Öztürk, İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu, il teşkilat üyeleri ve çok sayıda partili katıldı.
“AFYON BİR DEPREM BÖLGESİDİR”
Programda konuşan İYİ Parti Seçim ve Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Afyonkarahisar Milletvekili Av. Hakan Şeref Olgun, Afyonkarahisar’da 2000 yılı öncesinde yapılan ve alüvyonlu zemin üzerine inşa edilen, özellikle yüksek katlı birçok yapının acilen güçlendirilmesi ya da kentsel dönüşüme alınması gerektiğini kaydetti. Olgun, “Bugün burada sadece bir araya gelmek için değil; Afyonkarahisar’ın gerçek sorunlarını konuşmak için toplandık. Sahadaki tablo ile anlatılanlar arasında ciddi bir uçurum var. Biz, bu uçurumu kapatmak için buradayız. Öncelikle 6 Şubat Kahramanmaraş depreminin üçüncü yıl dönümünde, ayrıca 1995 Dinar ve 2002 Çay-Sultandağı depremlerini bir kez daha hatırlıyor; depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle anıyorum. Dinar depreminde 90 canımızı yitirdik, 14 binden fazla bina hasar gördü. Afyonkarahisar bir deprem bölgesidir. Peki, gerçekleşecek bir sonraki depreme ne kadar hazırız? 2000 yılı öncesinde yapılan ve alüvyonlu zemin üzerine inşa edilen, özellikle yüksek katlı birçok yapının acilen güçlendirilmesi ya da kentsel dönüşüme alınması gerekiyor. Şehir merkezinde apartman altındaki dükkânlar denetlenmeli; taşıyıcı kolonlara müdahale edilip edilmediği tespit edilmelidir. Bu kontroller, olası bir depremde büyük kayıpların önüne geçecektir. Kırsaldaki evler de ivedilikle incelenmeli; riskli olanlar yıkılmalı ve köylümüze faizsiz ya da düşük faizli kredi imkânı sağlanarak depreme dayanıklı konutlar inşa edilmelidir. Deprem sonrası toplanma alanları yeterli mi? Okullar, spor salonları, hastaneler ve kamu binaları gerçekten güvenli mi? Devletimiz bu konuda net bir güvence verebiliyor mu? 6 Şubat’ta yaşadığımız acıyı Afyonkarahisar’da yaşamamak için henüz çok geç değil. Ama harekete geçmek zorundayız.” dedi

“BU, BÜYÜME DEĞİL YERİNDE SAYMAKTIR”
Afyon’un yerinde saymasının nedeninin üretim gücünün ihracata yansımaması olduğunu belirten Olgun, “Ocak ayı ihracat rakamlarına göre Ege Bölgesi’ndeki 9 il arasında İzmir 1 milyar doların üzerinde ihracat yaparken; Denizli ve Manisa 100 milyon doları aşmış durumda. Afyonkarahisar ise 33 milyon 700 bin dolarla 7. sırada. Yıllardır tablo değişmiyor. Ne yukarı çıkabiliyoruz ne de aradaki farkı kapatabiliyoruz. Buna büyüme denemez; bu, yerinde saymaktır. Buna rağmen “Afyon şahlanıyor, Afyon ayağa kalkıyor” deniliyor. Müjde üstüne müjde veriliyor. Oysa sahadaki gerçek farklı. Afyon şahlanmıyor; Afyon ayakta kalmaya çalışıyor. Üretici borçla üretim yapıyor. Esnaf krediye ulaşamıyor. Sanayici yatırım yapamıyor. Bu tabloyu müjde diliyle örtbas edemezsiniz. Afyon neden yerinde sayıyor? Çünkü üretim gücü ihracata yansımıyor. Çünkü Afyon’un markaları dünya pazarında hak ettiği değeri bulamıyor. Bunun en somut örneği mermercilik sektörüdür. Afyon mermeri rezervi, kalitesi ve çeşitliliğiyle dünya çapında bir değerdir. Ancak yabancı yatırımcı gelmiyor. Ruhsat süreçleri belirsiz, izinler yıllarca sürüyor, mevzuat sık sık değişiyor, enerji maliyetleri öngörülemez hâlde. Bu tablo yatırımcıya açıkça şunu söylüyor: “Buraya gelme.” Üreten cezalandırılıyor, istihdam sağlayan yalnız bırakılıyor. Oysa planlı, şeffaf ve öngörülebilir bir sistem kurulsa Afyon kazanır, Türkiye kazanır.” ifadelerini kullandı
“EKERSEM ZARAR, EKMEZSEM AÇLIK”
Çiftçinin tarlaya umutla değil, endişeyle gittiğini dile getiren Olgun, “Afyonkarahisar aynı zamanda bir tarım kentidir. Ama bugün çiftçi tarlaya umutla değil, endişeyle gidiyor. Mazot pahalı, gübre pahalı, yem pahalı. Çiftçi üretiyor ama kazanmıyor. Bugün çiftçi şunu söylüyor: ‘Ekersem zarar, ekmezsem açlık.’ Bu kader değil; yanlış tarım politikalarının sonucudur. TARSİM’e gelince… Çiftçi zor şartlarda primini ödüyor. Ancak don olaylarında bir yıllık emek bir gecede yok oluyor. Ağaç ayakta ama ürün yok. Çiftçi zararını anlatmaya çalışırken raporlarla oyalanıyor. Ödemeler gecikiyor, eksik yapılıyor ya da “kapsam dışı” denilerek reddediliyor. Çiftçi haklı olarak soruyor: “Prim günü gününe alınıyor da zarar neden zamanında ödenmiyor?” Bu sistem çiftçi için güvence değil, külfet hâline gelmiştir.” şeklinde konuştu

“AFYON’UN VİCDANI KURUYOR”
Eber Gölü’nün sadece bir su kaynağı değil; Afyon’un vicdanı olduğunu söyleyen Olgun, “O vicdan kuruyor. Su çekiliyor, sazlıklar yok oluyor, balıkçılık bitiyor. Kış aylarında “Su seviyesi yüzde 9 yükseldi” deniliyor. Elbette yağışlı dönemde su artar. Asıl mesele yaz aylarında ne olacağıdır. Temmuz’da, Ağustos’ta sulama başladığında ne olacak? Sorun kışın birkaç puanlık artış değil; yazın gölün nefessiz kalmasıdır. Göl manşetle, fotoğrafla kurtarılamaz. Planlı ve sürdürülebilir bir su yönetimi şarttır. Eğirdir Gölü’ne 500 milyon lira ödenek ayrılırken Eber Gölü için ne ayrıldı? Afyon halkı bunu bilmek istiyor.” diye konuştu
“TOPLANTI DEĞİL, SOMUT SONUÇ İSTİYORUZ”
Afyonkarahisar’da vatandaşın geçim mücadelesi verdiğini, verilen sözlerle ortaya çıkan tablo arasındaki çelişkinin her geçen gün daha da belirginleştiğini kaydeden Olgun, “Esnaf sabah kepenk açıyor, akşam boş kapatıyor. Krediye ihtiyaç var ama ‘Borcu yoktur belgesi’ isteniyor. Borcu olmayan zaten kredi istemez. Borcu olduğu için krediye ihtiyaç duyuyor. Bu bir destek sistemi değil; borç büyütme sistemidir. Adalet Bakanı Afyon’a geliyor, toplantılar yapılıyor. Peki sonuç ne? Hangi proje kararlaştırıldı? Hangi yatırım için takvim belirlendi? Afyon halkı bunu bilmek istiyor. Toplantı yapmak kolay; önemli olan sonuçtur. 2023 seçimlerinde atılan iftiraları da unutmadık. Muhalefete yönelik ‘terörle iş birliği’ suçlamaları yapıldı. Şehit aileleri üzerinden siyaset yapıldı. Bugün ise terörist başına yönelik ‘umut hakkı’ tartışmaları aynı ittifak içinden çıkıyor. Millet bunu görüyor. Afyon halkı unutmaz.” ifadelerini kullandı

“AFYON’UN HAKKINI KİMSEYE YEDİRMEYİZ”
Afyonkarahisar’ın fotoğrafa değil sonuca baktığını, verilen her sözün takipçisi olduğunu belirten Olgun, “Zafer Havalimanı yıllarca zarar etti, şimdi farklı bir kullanım planı konuşuluyor. Çay-Dinar yolu yıllardır tamamlanamadı. Afyon-İzmir hızlı tren projesi her gelen bakanla birlikte yeniden “müjde” oluyor ama somut takvim ortada yok. Şeker fabrikaları, Kâğıt fabrikası… Bunları da unutmadık. Afyonkarahisar algıya değil, icraata bakar. Fotoğrafa değil, sonuca bakar. Verilen sözün tutulup tutulmadığına bakar. Biz Afyon’u uzaktan sevmedik. Çiftçinin derdini tarlada dinledik. Esnafın sıkıntısını çarşıda gördük. Üreticinin yükünü omuz omuza yaşadık. Eber Gölü’nü kaderine terk etmeyeceğiz. Çiftçiyi yalnız bırakmayacağız. Afyonkarahisar’ın hakkını kim gasp ederse, bu millete kim yalan söylerse karşısında bizi bulacaktır. Afyon unutmaz.” dedi >>Ceren Çiydem – İrem Gürbüz
Yorumlar
Kalan Karakter: