Mustafa Arslan açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Siyonist güdümlü ihanet şebekesinin millî iradeyi yok etmek amacıyla 29 yıl önce gerçekleştirdiği meşum 28 Şubat darbesini unutmadık, unutturmayacağız. O tarihin çöp sepetine süpürülmüş günlerin özlemi ile bugün bile millet iradesini yok sayan her türlü nafile girişimi, en açık dil, en net tavırla bir kez daha kınıyoruz.”
Arslan, 28 Şubat sürecinin yalnızca bir hükümete değil, doğrudan millete ve milletin değerlerine yönelmiş bir müdahale olduğunu ifade etti.
“Milli Güvenlik Kurulu Muhtıra Niteliğinde Kararlar Dayattı”
Arslan, dönemin askeri vesayet kurumunun 28 Şubat 1997’de aldığı kararları Refah-Yol hükümetine dayattığını belirterek şunları kaydetti:
“Dönemin askeri vesayet kurumu olan Milli Güvenlik Kurulu, 28 Şubat 1997’de aldığı muhtıra niteliğindeki kararları Refah-Yol hükûmetine imzalaması ve uygulaması için dayattı. Millet iradesine balans ayarı yapma gayreti olan 28 Şubat darbesi, özünde millete, milletin değerlerine ve milletin iradesine yönelmiş bir darbedir.”
Tüm darbeler gibi 28 Şubat’ın da bir “mühendislik projesi” olduğunu savunan Arslan, sürecin toplumu, siyaseti, idareyi, inancı, ticareti, ekonomiyi, yargıyı ve eğitimi dizayn etmeyi amaçladığını söyledi.
“Yaklaşık 6 Milyon İnsan Fişlendi”
Arslan, 28 Şubat sürecinde geniş çaplı fişlemeler yapıldığını öne sürerek şu ifadeleri kullandı:
“28 Şubat darbesi ile milletin iradesi ve değerleri kamusal alandan çıkartılmaya çalışılmıştır. Darbecilerin ‘bin yıl sürecek’ hülyası ile gerçekleştirdikleri zulümler ülke ekonomisinde ve milletin belleğinde onulmaz yaralar açmıştır.”
“Türkiye’nin kendi medeniyet iklimine ve değerlerine dönmesinden, ayakları üstünde durmasından rahatsız olan 28 Şubatçı ihanet şebekesi, asker, yargı, siyaset, medya, iş çevreleri ve kimi sözde sivil toplum örgütlerindeki iş birlikçileri bir dizi yasa dışı ve gayrimeşru uygulamayı zorbaca devreye soktular. Milletin kaynak ve imkânlarıyla alınan silahların namlularını alçakça millete doğrulttular. Millet iradesiyle işbaşına gelmiş siyasi iktidarı zor kullanarak düşürdüler; millî iradeyi gasbettiler.”
“Dönemin genelkurmay ikinci başkanı Çevik Bir’in talimatıyla, tankları Ankara/Sincan’da yürüterek millete gözdağı verdiler. Apoletli kabadayılar ve Karadayı’lar tehdit ve talimatlarla kimi siyasileri, medyayı ve yüksek yargı mensuplarını yöneterek ve yönlendirerek, milletin karşısına diktiler. Sözde hukukçular brifinglere göre karar vererek darbenin en büyük destekçisi oldu. ‘Batı Çalışma Grubu’ adı verilen cunta tarafından siyaset, eğitim, ekonomi, sosyal hayat sıkı gözetim altına alındı, yaklaşık 6 milyon insan fişlendi.”
“Başörtüsü Yasağı, Katsayı Uygulaması ve İkna Odaları”
Mustafa Arslan, süreçte yaşanan uygulamaları da hatırlatarak şu değerlendirmede bulundu:
“Fikir, düşünce ve ifade hakları kısıtlandı, özellikle kamuda hatta özel sektörde başörtü yasaklandı. Faşist bir uygulama olarak üniversite girişlerine turnikeler konuldu, ikna odaları açıldı. Sekiz yıllık kesintisiz eğitimle imam hatiplerin orta kısımları kapatıldı. Katsayı uygulaması ile meslek lisesi mezunlarının üniversiteye girmeleri imkânsız hâle getirildi.”
“İnsanlar inançlarından vazgeçirilmeye, belli bir hayat tarzını benimsemeye zorlandılar. Daha çok kamu görevlileri olmak üzere insanlar, sakallarından, namazlarından, başörtülerinden dolayı soruşturma geçirdiler. Yeşil sermaye yaftasıyla finans ve para sınıflandırılarak üzerinde ideolojik tahakküm kuruldu. Piyasa bozuldu, bankalar soyuldu.”
“Milletimiz Onları Bin Yıl Sürecek Utanca Mahkûm Etmiştir”
Arslan, 28 Şubat sürecinin sorumlularının yargılandığını hatırlatarak açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:
“28 Şubat darbecileri ihanetlerinin bedelini ödediler; yargılandılar. İhanetin elebaşı kimi sözde generaller ve diğer çete üyeleri, rütbeleri sökülerek, hapsi boyladılar. Ceza olarak bu aşağılanmadan daha kötüsü, milletin vicdanında mahkûm olmalarıdır. Onları ne millet ne tarih ne hakikat affedecektir. Milletimiz onları ‘bin yıl sürecek’ utanca mahkûm etmiştir.”
“Vesayete Karşı Mücadelemiz Sürecek”
Eğitim-Bir-Sen olarak her zaman sivil iradeden, özgürlüklerden ve adaletten yana olduklarını vurgulayan Arslan, sözlerini şöyle tamamladı:
“Biz her zaman sivil iradeden, özgürlüklerden ve adaletten yana olduk. Bunun için 28 Şubat’la hesaplaşmanın, yasakların kaldırılmasının, özgürlük alanlarının genişletilmesinin mücadelesini verdik. Aynı azim ve kararlılıkla vesayete, darbeci güçlere karşı mücadeleyi, aynı ülke acıları bir daha yaşamasın diye sürdürdük, sürdüreceğiz. 29 yıl geçse de milletimize büyük ezalar çektirmiş ve büyük kayıplara yol açmış 28 Şubat darbesini unutmayacak, unutturmayacağız.”
Yorumlar
Kalan Karakter: