Karadeniz açıklamasında, savunma sanayii ve devlet projeleri üzerinden muhalefetin hedef alınmasının gerçeği çarpıtma çabasından başka bir anlam taşımadığını vurguladı. Savunma sanayiinin herhangi bir siyasi partinin mülkü olmadığını dile getiren Karadeniz, “Savunma sanayii; ülkemizin mühendislerinin, teknisyenlerinin, işçilerinin ve Cumhuriyet’in yıllara dayanan birikiminin ürünüdür. Bu alandaki başarıları tek bir partiye ya da belirli isimlere mal etmek, geçmişte verilen emeği yok saymaktır” dedi.
Cumhuriyet tarihinin önemli sanayi yatırımlarına da dikkat çeken Karadeniz, Kayseri Uçak Fabrikası ile Nuri Demirağ’ın yerli uçak fabrikasının Cumhuriyet’in ilk yıllarında, Atatürk döneminde kurulduğunu hatırlattı. Bu yatırımların, kıt imkânlara rağmen milli üretim ve ekonomik bağımsızlık hedefiyle hayata geçirildiğini belirten Karadeniz, “Ne yazık ki bu ülkenin kıt kaynaklarla kurduğu pek çok fabrika ve işletme, AKP döneminde yok pahasına satılmış ya da kapatılmış; milli üretim zayıflatılmış, ekonomik bağımsızlık geriye götürülmüştür” ifadelerini kullandı.
“CHP’li Belediyeleri Hedef Almak Ahlaki Tükenmişliğin Göstergesi”
Hasan Karadeniz, Ali Özkaya’nın halkın oylarıyla seçilmiş CHP’li belediyeleri hedef alan söylemlerinin siyasi ve ahlaki bir tükenmişliği ortaya koyduğunu savundu. Kuraklık ve su krizi gibi hayati meselelerin CHP’ye mal edilmesini sorumsuzluk olarak nitelendiren Karadeniz, “İklim krizini yıllarca yok sayan, suyu, tarımı ve altyapıyı günü kurtaran anlayışla yönetenler, bugün yaşanan tablonun doğrudan sorumlusudur. Bilimsel ve sürdürülebilir politikalar üretilmediği sürece bu sorunlar tekrar edecektir” dedi.
Belediyelerin karşı karşıya bırakıldığı mali ve idari baskılara da değinen Karadeniz, geçmiş dönemlerden kalan SGK ve vergi borçlarının tek kalemde tahsil edilmesi amacıyla belediyelerin ödeneklerine el konulduğunu, tasarruf tedbirleri gerekçe gösterilerek hizmet üretmelerinin engellendiğini ifade etti. Yargı ve idari baskılarla belediyelerin hareket alanının daraltılmaya çalışıldığını belirten Karadeniz, buna rağmen CHP’li belediyelerin zor şartlar altında dahi halkın beğenisini kazanan hizmetlerini kararlılıkla sürdürdüğünü vurguladı.
“Şeffaflık ve Hesap Verebilirlik CHP Belediyelerinin Temel İlkesidir”
CHP’nin yönettiği belediyelerde şeffaflık, hesap verebilirlik ve kamu yararını esas alan bir yönetim anlayışı bulunduğunu dile getiren Karadeniz, “Belediyelerimizde yapılan her hizmet denetime açıktır. Sorunların kaynağı muhalefet değil; yerel yönetimleri yetkisiz ve kaynaksız bırakıp sorumluluğu onlara yükleyen merkezi yönetim anlayışıdır” ifadelerini kullandı.
Siyasetin korku dili, beddualar ve atasözleriyle yürütülmeye çalışılmasının çözüm üretmek anlamına gelmediğini belirten Karadeniz, bunun aksine bir çaresizlik göstergesi olduğunu söyledi. “Millet, felaket tellallığını değil; aklı, bilimi ve planlamayı esas alan bir yönetimi görmek istemektedir” diyen Karadeniz, “Bereketsizlik” söyleminin çözüm üretemeyenlerin sığ polemiklerinden ibaret olduğunu kaydetti.
Bu tür söylemlerin toplumu ayrıştırmaktan ve inançları araçsallaştırmaktan başka bir işe yaramadığını ifade eden Karadeniz, bir milletvekilinin bu dili kullanmasının temsil ettiği makam açısından utanç verici olduğunu dile getirdi.
“23 Yıllık İktidarın Hesabını Verin”
Açıklamasının sonunda AKP iktidarının 23 yıllık yönetimine dikkat çeken Hasan Karadeniz, şu ifadeleri kullandı:
“Sayın vekil, 23 yıldır tek başına iktidar olduğunuz bu ülkede asgari ücret açlık sınırının altında kalmış, emekli maaşları açlık sınırının yarısına yaklaşmış, esnaf siftah yapamaz hâle gelmiş, çiftçi maliyetinin altında ürün satmak zorunda bırakılmış ve üretim durma noktasına gelmiştir. Sürekli muhalefeti asılsız ve seviyesiz eleştirmek yerine, ülkemizi niçin bu hâle getirdiğinizin hesabını verin.”
Yorumlar
Kalan Karakter: