Gece Artan Ağrıya Dikkat! Bu 3 Belirti Romatizmanın Habercisi Olabilir!
İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Romatoloji Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Adem Ertürk, şişlik, uzun süren sabah tutukluğu ve geceleri artan ağrının iltihaplı romatizma belirtisi olabileceğini belirterek, erken tanı ve düzenli tedaviyle kalıcı eklem ve organ hasarının büyük ölçüde önlenebileceğini belirtti.
Yayınlanma :
25.02.2026 12:29
Güncelleme :
25.02.2026 12:51
AFSÜ Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Romatoloji Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Adem Ertürk, iltihaplı romatizmal hastalıkların belirtileri, tanı süreci, beslenme önerileri ve tedavi yöntemlerine ilişkin açıklamalarda bulundu.
“İltihaplı romatizma bağışıklık sisteminin yanlış yanıtıdır”
İltihaplı romatizmanın, eklemleri ve bazen cilt, göz, akciğer, böbrek gibi organları da etkileyebilen romatizmal hastalıkların genel adı olduğunu belirten Doç. Dr. Adem Ertürk, İltihaplı romatizma, bağışıklık sisteminin kendi dokularına karşı yanlışlıkla aşırı tepki vermesiyle ortaya çıkar. Buradaki ‘iltihap’, çoğu zaman mikrop kaynaklı bir enfeksiyon değil, bağışıklık sisteminin kontrolsüz çalışması anlamına gelir ve genellikle bulaşıcı değildir.” ifadelerinde bulundu
“Romatoloji, iltihaplı ve iltihap dışı hastalıklarda temel başvuru alanıdır”
Bu alanda en sık romatoid artrit, ankilozan spondilit ve sedef romatizması gibi spondiloartritler, eklem içinde kristal birikimiyle seyreden gut, damar iltihapları (vaskülitler), bağ dokusu hastalıkları ile Türkiye’de sık görülen Behçet hastalığı ve Ailesel Akdeniz Ateşi (FMF) ile karşılaşıldığını kaydeden Ertürk, “Romatoloji polikliniklerine yalnızca iltihaplı romatizma şüphesi olan hastalar değil; halk arasında ‘kireçlenme’ olarak bilinen osteoartrit, tendon ve bursit gibi yumuşak doku sorunları ile fibromyalji gibi yaygın kas-iskelet sistemi ağrısı yaşayan hastalar da başvurmaktadır. Romatoloji, hem iltihaplı hem de iltihap dışı kas-iskelet sistemi hastalıklarının tanı ve yönetiminde temel başvuru alanlarından biridir” diye konuştu
“Sabah tutukluğu 30 dakikadan uzunsa dikkat”
Kireçlenmede ağrının genellikle yükle ve hareketle arttığını, sabah tutukluğunun kısa sürdüğünü belirten Ertürk, “Fibromyaljide belirgin bir eklem şişliği olmaksızın yaygın ağrı, yorgunluk ve uyku bozukluğu ön plandadır. İltihaplı romatizmalarda ise şişlik ve uzun süren sabah tutukluğu daha belirgin şekilde karşımıza çıkar. Özellikle ‘şişlik + sabah tutukluğu + geceleri artan ağrı’ bir aradaysa, iltihaplı romatizma açısından değerlendirme yapılması önemlidir” dedi.
En sık karşılaşılan bulguları ise şöyle sıraladı:
Özellikle el ve el bileği, parmak, diz ve ayak bileğinde eklem ağrıları ve şişlik,
Uyanınca eklemlerde 30 dakikadan uzun süren sabah tutukluğu. Kireçlenmede bu süre genellikle 30 dakikanın altındadır.
İstirahatte ve geceleri artan, hareketle ve ısınmayla bir miktar azalan inflamatuar karakterde ağrı,
Özellikle genç yaşta bel ve kalça ağrısı; gecenin ikinci yarısında artan, sabah tutukluğu yapan ve hareketle rahatlayan ağrı,
Yorgunluk, halsizlik ve bazen hafif ateş,
“Tanı tek bir tahlille konulmaz”
İltihaplı romatizmalarda tanının tek bir testle konulmadığını belirten Ertürk, genellikle üç temel değerlendirme yapıldığını ifade etti. Ertürk, “Tanıda amaç sadece hastalığın adını koymak değil; tipini, aktivitesini ve hasar riskini belirleyip tedaviyi kişiye özel planlamaktır. Özellikle 6 haftadan uzun süren eklem şişliği ve sabah tutukluğu varsa, erken romatoloji değerlendirmesi eklem hasarını önlemede çok kıymetlidir. Tanı sürecinde hastamızın şikâyetlerini ayrıntılı şekilde dinliyoruz. Ağrının süresi, sabah tutukluğu olup olmadığı, gece artan ağrı, aile öyküsü ve eşlik eden döküntü ya da göz şikâyetlerini değerlendiriyoruz. Fizik muayenede ise eklemleri, omurgayı ve ilgili sistemleri kapsamlı biçimde inceliyoruz. Gerekli gördüğümüz durumlarda kan testleri, görüntüleme yöntemleri ve bazı özel incelemelere başvuruyoruz. Kan testlerinde CRP ve sedimentasyon gibi iltihap göstergelerini, tam kan sayımını ve biyokimyasal testleri değerlendiriyoruz. Bazı hastalıklarda tanıyı desteklemek amacıyla özel antikor testleri ve genetik testler de isteyebiliyoruz. Görüntüleme aşamasında röntgen, ultrason ve gerektiğinde MR kullanıyoruz. Eklemde belirgin şişlik ve sıvı birikimi olan bazı durumlarda ise eklem sıvısını alarak enfeksiyon, gut gibi kristal hastalıkları ya da iltihap derecesi açısından inceleme yapıyoruz.” dedi
“Mucize gıda yok, Akdeniz tipi beslenme öneriyoruz”
Beslenmenin tek başına tedavi yerine geçmediğini ancak iltihabın kontrolüne yardımcı olduğunu ifade eden Ertürk, “Mucize gıda yoktur. Bitkisel ürün ve takviyeler rastgele kullanılmamalı, uzman hekime danışılmalıdır. “Kortizon kullanan hastalarda tuz kısıtlaması oldukça önemlidir. Ayrıca kemik sağlığını korumak için kalsiyum ve D vitamini alımına dikkat edilmeli ve düzenli hareket ihmal edilmemelidir. Gut gibi bazı romatizmal hastalıklarda ise beslenme önerileri farklılık gösterebilir.” dedi.
Genel olarak Akdeniz tipi beslenmeyi önerdiklerini belirten Ertürk, şu tavsiyelerde bulundu:
Sebze ve meyve tüketimini artırın; tam tahıl ve kuru baklagillere düzenli yer verin.
Yağ kaynağı olarak zeytinyağını tercih edin.
Haftada en az 2 kez, tercihen fırın veya ızgara yöntemiyle pişirilmiş yağlı balık tüketin.
Şekerli içecekler, paketli ve işlenmiş gıdalar ile aşırı tuz tüketimini azaltın.
Yoğurt, kefir, yumurta, balık ve tavuk gibi yeterli protein alın.
Fazla kilo varsa kontrollü kilo vererek eklemlere binen yükü azaltın.
“Amaç hastalığı baskılayarak remisyon sağlamak”
Erken tanı ve düzenli tedaviyle ağrıların kontrol altına alınabileceğini ve kalıcı eklem ya da organ hasarının büyük ölçüde önlenebileceğini belirten Ertürk, “Tedaviyi hastaya ve hastalığın türüne göre planlıyoruz. Amacımız ağrıyı azaltmak, iltihabı kontrol altına almak, kalıcı eklem ve organ hasarını önlemek ve hastanın yaşam kalitesini korumaktır. Tedavide hedefimiz ‘idare etmek’ değil; mümkünse hastalığı baskılayarak remisyon ya da düşük hastalık aktivitesi sağlamaktır. Tedavi sürecini düzenli muayene ve laboratuvar kontrolleriyle yakından izliyoruz. İlaçları, hastanın eşlik eden hastalıklarını ve risklerini dikkate alarak hekim kontrolünde seçiyoruz. Tedavide temel basamaklarımız; sigaradan uzak durmak, eklem dostu egzersiz yapmak ve hareket açıklığını koruyucu aktiviteleri sürdürmek gibi yaşam tarzı değişiklikleridir. Bunun yanında doktor kontrolünde ağrı kesici ve iltihap gidericiler kullanıyoruz; bazı durumlarda kısa süreli kortizon tedavisi ya da eklem içi enjeksiyon uygulayabiliyoruz. Ayrıca bağışıklık sistemindeki yanlış yanıtı baskılayarak eklem hasarını önlemeyi hedefleyen temel romatizma ilaçlarını kullanıyoruz. Uygun taramalar ve düzenli izlemle gerekli hastalarda ileri biyolojik tedaviler ve hedefe yönelik ilaçlar da tedavi seçeneklerimiz arasında yer alıyor.”
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: