Edinilen bilgiye göre süreç, Sait Ali Bayrak’ın annesinin 2005 yılında rahatsızlanması üzerine, İsviçre’deki bir banka kasasında aileye ait büyük bir varlık olduğunu oğluna açıklamasıyla başladı. Söz konusu varlığı teslim almak üzere Zürih’e giden Bayrak’ın, Credit Suisse nezdinde bulunan 6 ton altını Türkiye’ye nakletme talebiyle birlikte hukuki ve diplomatik bir süreç ivme kazandı.
İsviçre’den Yerleşim Teklifi İddiası
İş insanı Bayrak, altının ülke dışına çıkarılmasına sıcak bakmayan İsviçre makamlarının, kendisine ve ailesine İsviçre’ye yerleşme teklifinde bulunduğunu ancak bu teklifi reddederek varlıkları Türkiye’ye getirme kararlılığını sürdürdüğünü ifade etti.
Osmanlı dönemine ait ziynet eşyaları, "beşi bir yerde" tabir edilen altınlar ve altın kuşaklarla dolu 6 büyük sandıktan oluştuğu belirtilen mirasın peşindeki bu mücadele, bir dönem devletin üst kademelerine ve diplomatik kanallara da intikal etti. Süreç kapsamında İsviçre’nin Türkiye Büyükelçisi’nin Elazığ’a giderek aileyle görüştüğü kaydedildi.
60 Avukatla Hukuk Savaşı
Güncel piyasa değeri 2 milyar doların üzerinde hesaplanan 6 ton altın için Bayrak ailesi, bugün 60’tan fazla avukattan oluşan bir heyetle hukuk mücadelesini yürütüyor. Banka yönetiminin ise söz konusu varlığın iadesine karşı "zaman aşımı" ve "kaynak ispatı" gibi gerekçeler sunduğu iddia ediliyor.
Bayrak tarafı, Türkiye’de yürürlükte olan "Varlık Barışı" düzenlemesinin, yurt dışındaki varlıkların kaynağına bakılmaksızın ve vergi avantajlarıyla sisteme dahil edilmesine olanak tanıdığını hatırlatarak, mücadelesini bu yasal zemin üzerinde devam ettiriyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: