Gençlerin gündelik yaşamında giderek daha belirleyici hale gelen diziler ve sosyal medya içerikleri, çocuklar için dolaylı rol modeller oluşturuyor. Uzmanlara göre bu içeriklerde şiddet, suç ve yasa dışı yaşam tarzlarının normalleştirilmesi; zorbalık, şiddet ve çeteleşme eğilimlerini besliyor.
Konunun uzmanları, özellikle rol model arayışının yoğun olduğu ergenlik döneminde, çocukların dizilerde ve sosyal medyada gördükleri karakterleri sorgulamadan taklit ettiğine dikkat çekiyor.
“Diziler Akran Zorbalığını Besliyor”
Klinik Psikolog Melis Gökhan Acartürk, bazı televizyon dizileri ve sosyal medya içeriklerinin Türkiye’de akran zorbalığıyla doğrudan ilişkili olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Ben dizilerin kesinlikle Türkiye'de akran zorbalığına yol açtığını düşünüyorum. Hep böyle kaba saba, mafyatik işlere bulaşmış insanlar çok havalıdır, çok güçlüdür gibi bir algı var. Önceden dizilerimize baktığımız zaman, bundan 10 yıl önce bile incelediğimizde daha çok aile babası tipler örnek alınırdı. Aile kültürü desteklense çocuklar da bunu örnek alacak. Birçok olumsuz durumun oluşmasında dizilerdeki karakterlerin çok büyük bir etkisi olduğunu düşünüyorum.”
“Sosyal Medya ve Diziler Birer Öğrenme Alanı Haline Geldi”
Acartürk, dizilerin ve bu dizilere bağlı olarak üretilen sosyal medya içeriklerinin, çocuklar için adeta bir öğrenme alanına dönüştüğünü vurguladı:
“Sosyal medya ve dizilerimiz ergen çocuklarımız için maalesef bir öğrenme alanı. Orada viral olan davranışları, videoları ve durumları alıyorlar, kopyalıyorlar ve kendi hayatlarına yapıştırıyorlar. Onlar gibi davranmaya, onlara özenmeye başlıyorlar.”
Uzman, dizilerdeki karakterlerin davranış kalıplarının itinayla oluşturulması gerektiğini belirterek, sağlıklı aile yapısını destekleyen içeriklerin çocuklar üzerinde daha olumlu etki yaratacağını ifade etti.
Çeteleşme Tehlikesine Dikkat
Dizilerde yeterince dikkat çekilmeyen önemli bir başlığın çeteleşme olduğuna vurgu yapan Acartürk, şiddet içeren karakterlerin çoğunlukla çatışmacı, kolay yoldan para kazanan ve yasa dışı gruplar içinde yer alan kişiler olarak sunulduğunu söyledi.
“Dizilerde rol alan kişiler genellikle çatışmacı ve kolay yoldan para kazanan kişiler oluyor. Çocuklar da çatışmaya ve çeteleşmeye özeniyor. Hayatlarında bunu oluşturmaya başlıyorlar. Sadece çeteleşme değil, yasaklı madde kullanımını normalleştiren sahneler de var. Çocuklar bir süre sonra ‘Bu havalı bir şey, yanlış bir durum yok’ demeye başlıyor.”
Bu durumun çocukların davranışlarını doğrudan etkilediğini belirten Acartürk, dizilerin bu yönüyle mutlaka daha sıkı denetlenmesi gerektiğini dile getirdi.
Akran Zorbalığı Artık Grup Halinde Yapılıyor
Akran zorbalığının artık yalnızca bireysel değil, çeteleşme şeklinde de yaygınlaştığını ifade eden Acartürk, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Çocuklar bir zaman sonra dizi karakterlerini bir aile üyesi gibi görmeye başlıyor. ‘Ben de bunun gibi olmalıyım’, ‘Keşke böyle bir abim olsa’ diyerek bu karakterleri rol model alıyorlar. Bu yüzden bugün akran zorbalığını hem bireysel hem çeteleşme olarak görüyoruz.”
“Çocuklar bir grubun içine girerek hem ait olma ihtiyaçlarını karşılıyorlar hem de kendilerine bir sosyal statü belirliyorlar. Maalesef ‘kötülüğü güç olarak zanneden’ bir nesil ortaya çıkıyor.”
Ailelere Uyarı: İletişim Hayati Öneme Sahip
Uzmanlar, bu süreçte ailelerin rolünün hayati olduğuna dikkat çekiyor. Melis Gökhan Acartürk, anne ve babalara şu çağrıda bulundu:
“Yetişkinler olarak çocuklarımıza iyiliğin doğru, kötülüğün havalı olmadığını anlatmamız gerekiyor. Çocuklar çok hassas. Onlarla konuşulmadığında kendilerini değersiz hissediyorlar. Değersiz hisseden çocuk da başkasına değersiz hissettirerek bu duyguyu atmaya çalışıyor ve akran zorbalığı başlıyor.”
“Anne babalara önerim; çocuklarınızla iletişim kurun. ‘Günün nasıl geçti?’ diye sorun, arkadaş ilişkilerini konuşun. Çocuklar, güvenebilecekleri ve dertlerini anlatabilecekleri bir aileleri olduğunu bilsin.”
Yorumlar
Kalan Karakter: