İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin düzenlediği iftar programına katılmak üzere Nevşehir’e geldi. Dervişoğlu, program öncesinde Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı’yı ziyaret etti. Karşılıklı iyi dileklerin sunulmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
“Uyarılarımızın ciddiyetle değerlendirilmesi beni memnun ediyor”
Dervişoğlu, partisinin grup toplantısında CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e yaptığı çağrı ve Özel’in yanıtına ilişkin değerlendirmede bulundu. Karşılıklı açıklamaların nezaket çerçevesinde gerçekleştiğini belirten Dervişoğlu, şunları söyledi:
“Birtakım olaylara meşruiyet kazandırılmaması noktasında özen gösterilmesini istedim. Her konuda hemfikir olmak zorunda değiliz. Aynı zamanda rakip siyasi partileriz. Türkiye’nin sorunlarını çözmek için mücadele etmeliyiz. Uyarılarımızın ciddiyetle değerlendirilmesi beni memnun ediyor.”
“Sürecin deklarasyonunu Bahçeli yaptı”
Dervişoğlu, MHP’ye yönelik “Halkların Hareket Partisi” önerisine gelen tepkiler üzerine sürece dair değerlendirmelerde bulundu. Sürecin TBMM’deki bir el sıkışmasıyla başladığını savunan Dervişoğlu, Devlet Bahçeli’nin Abdullah Öcalan’ı Meclis kürsüsüne davet ederek umut hakkından yararlanması ve örgütün feshi çağrısında bulunduğunu hatırlattı.
TBMM’de komisyon kurulması ve İmralı’ya ziyaret yapılması taleplerinin gündeme geldiğini belirten Dervişoğlu, bu taleplerin kamuoyuna Devlet Bahçeli tarafından açıklandığını ancak taleplerin Abdullah Öcalan’a ait olduğunu iddia etti.
“Kimlerin döşediğini merak ediyorum”
Dervişoğlu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Buradan benim çıkardığım sonuç şu; Abdullah Öcalan ile Devlet Bahçeli arasında bir kırmızı hat var bana göre. Ben o kırmızı hattın varlığından eminim ama o hattı kimlerin döşediğini kamuoyu gibi ben de merak ediyorum.”
27 Şubat’ta yeni bir açıklama yapılabileceğine dair izlenimler edindiğini belirten Dervişoğlu, Devlet Bahçeli’nin Abdullah Öcalan’a bir statü arayışı içinde olduğunu ileri sürdü.
“Yarın Abdullah Öcalan arzu ettiği statüyü tanımlayacak” diyen Dervişoğlu, İmralı’daki yaşam ve görüşme şartlarının bir hükümlü tarafından belirlenemeyeceğini savunarak bunun hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacağını ifade etti.
Dervişoğlu, sürecin karşılıklı bir senkronizasyon içinde ilerlediğini düşündüğünü belirterek, yaşanabilecek gelişmelerin sürpriz olmayacağını söyledi.
Yorumlar
Kalan Karakter: