“Çocuklarla Diyalog Kurmak Önemli”
Afyonkarahisar’da hizmet veren Psikolog Cansu Candoğan, TV 3’te yaptığı değerlendirmede Şanlıurfa ve Kahramanmaraş illerinde yaşanan okul baskınlarının üzücü olaylar olduğunu belirterek “Bu olaylar bize ensemize balyozla vurarak artık psikolojik sağlığın yatsınıp yok sayılmaması gerektiğini öğretti” dedi.
Yayınlanma :
21.04.2026 12:55
Güncelleme :
21.04.2026 12:55
TV3 Televizyonunda yayınlanan Saim Türkkan’ın hazırlayıp sunduğu “TV3’te Sabah” programına katılan Psikolog Cansu Candoğan, anne babalara “Çocuğunuzu bir ruh sağlığı uzmanına götürmeniz gerekir” dediklerinde, bu sözlerin kendine bir hakaret olarak gördüklerini ancak durumun hiç de böyle olmadığının yaşanan olaylarla gözler önüne serildiğinin altını çizdi.
“Ebeveynler Objektif Bakamaz”
Anne ve babaların bir çocuğun grip olduğunda nasıl doktora götürüyorlarsa, fiziki açıdan da doktora götürmeleri gerektiğini belirten Cansu Candoğan, “Ebeveynler çocuklarına hiçbir zaman çok da objektif bir yerden bakamıyorlar. Genelde subjektif bir zeminde ilerliyorlar. Benim çocuğumda böyle bir sorun yoktur, aman ne olacak ki, çocuktur, yapmıştır diyorlar. Fakat bugün bir terapiste ulaşmak günümüz koşullarında çok da zorlayıcı değil. Gerek devlet kurumlarında fazlasıyla psikolog psikiyatra arkadaşlarımız hizmet veriyor. Dolayısıyla herkes kendi ihtiyacına yönelik istediği bir ruh sağlığı uzmanına çocukları nezdinde başvuru yapmaları gerektiğini biz bu olaylarla iyice öğreniyoruz” diye konuştu.
“Bu Bir Psikolojik Hastalık”
Bir çocuğu bir psikiyatra götürseniz, psikoloğa götürseniz güzel olur denildiği zaman “benim çocuğum deli mi?” diyerek tepkiyle karşılandıklarını ifade eden Candoğan, bunun bir psikolojik hastalık olduğuna dikkat çekti.
Psikolog Cansu Candoğan; “Bu bir delilik göstergesi değildir. Bu herkesin başına gelebilecek psikolojik bir hastalıktır. Ancak maalesef bu konuda biraz daha bilinçlenmemiz gerektiğini düşünüyorum” dedi.
Yayın Yasağını Destekliyorum
Okul saldırılarına yönelik haberlere yayın yasağının getirilmesini desteklediklerini belirten Candoğan, büyüklerin bile tüylerini diken diken eden bu görüntülerin çocukların seyretmesi halinde psikolojik durumlarını tahayyül bile edemediğini ifade etti.
Candoğan; “Bu tür haberlerden çocuklarımızın mümkünse haberleri olmasın. Çünkü müthiş bir korku. Şimdi bu manada da okul aslında bize hep güvenli alan, okul ikinci evimiz olarak anlatıldı. Bizim eğitim dönemimizde de bu böyleydi ve bugün hala böyle. Okula giderken bir çocuk bence kaygılanmaması gerekiyor. Kesinlikle. Bu manada da yine tedbirler alınmaya başlandı” şeklinde konuştu.
Çocuklarla iletişimin önemine vurgu yapan Psikolog Cansu Candoğan, sözlerini şöyle sürdürdü;
“Diyelim ki çocuk bir davranış sorunuyla geldi. Öğretmen aradı. Üstten üstten çocuğa, çocuk burada, ben buradayım. Bunu yap, bunu yapma demek iletişim değildir. Bu öğütleme, bu üstten bakmadır. Yapacağımız şey çocuğu dinlemek. Akabinde duygusunu yaymasını sağlamak. Bir davranış var. O davranış bir görüngü ama altında koca bir dallanıp budaklanan sistem var. Hangi duygu onu o davranışa itti? Biraz bunu çalışmak gerek. Akabinde sınır koymak gerek. Yani sen bunu yapabilirsin, bunu bunu yapamazsın diyebilmek. Bir de ben ebeveynlere çok rica ediyorum. Bunu son böyle 3-4 yıldır çok fazla daha yani basıncı yüksek bir yerden şahit oluyorum. Alenen öğretmen bir şey dedi bana anne. İşte böyle böyle söyledi. Kimmiş o öğretmen dememek. Yani öğretmenine saygı duymalısın, ben öğretmenine görüşürüm diyebilmek. Bu çocuklara çok ciddi güç veriyor. Ne olacak ki diyor hocam diyor. Yani annem de sevmiyor zaten öğretmeni. Babam da öğretmene gıcık zaten. Sıkıntı olmuyor benim okulda diyor. O çocuk işte risk teşkil ediyor. Bugün bir şey olmasa bile 3 sene 5 sene bir yerden patlak verir demiyorum verebilir. Dolayısıyla çocuğu çok boyutlu bir yerden dinleyebilmek, sınır koyabilmek. Öğütten ziyade karşılıklı iki arkadaş tabii ki ebeveynlik rolünüzü de yatsımayan bir yerden konuşabilmek çok kıymetlidir”
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: