İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Ekrem İmamoğlu, Merdan Yanardağ, Necati Özkan ve Hüseyin Gün hakkında “casusluk” suçlamasıyla hazırladığı iddianamede 15 ila 20 yıl hapis cezası talep etti. Dosyanın odağındaki isim, çalışmaları ve ilişkileri nedeniyle hakkında soru işaretleri oluşan Hüseyin Gün oldu.
Hüseyin Gün’ün adı, 24 Ekim 2025’te Ekrem İmamoğlu ve diğer isimlerin gözaltına alınmasıyla birlikte kamuoyuna yansıdı. İlk olarak bazı gazeteler Hüseyin Gün’ün “itirafçı” olduğunu duyurdu; ancak ifadesinde casus olduğunu kabul etmediği, sadece istihbarat teşkilatıyla ilişkisinin doğal olduğunu belirttiği öğrenildi.

Olayın başlangıcı, Hüseyin Gün’ün manevi annesi olduğunu belirten Seher Alaçam’ın öz oğlu Deniz Alaçam’ın ihbarı ile 2 Mart 2025’te gerçekleşti. Deniz Alaçam, 6 Haziran’da verdiği ifadede Hüseyin Gün’ün casus olduğunu iddia etti ve evdeki bazı materyalleri emniyete teslim etti. Bunun üzerine İstanbul TEM ekipleri 30 Haziran 2025’te Hüseyin Gün’ü gözaltına aldı, 4 Temmuz’da ise tutukladı.

İddianamede, Hüseyin Gün hakkında 17 Haziran 2025’te yakalama kararı çıkarıldığı, ancak gözaltının 30 Haziran’da gerçekleştiği belirtiliyor. Aradaki 13 günlük sürede Hüseyin Gün’ün nerede olduğu net değil. Yurtdışında olmadığı Emniyet kayıtlarıyla doğrulanan Gün’ün, 29 Mayıs 2025’te Atina’dan İstanbul’a dönüş yaptığı biliniyor. İddianamede, bu süre zarfında Hüseyin Gün’ün evinde bulunup bulunmadığı veya hangi faaliyetlerde bulunduğu hakkında herhangi bir bilgi yer almıyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: