Yüksek Mahkeme, iptal hükmünün 9 ay sonra yürürlüğe girmesini kararlaştırdı.
Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesi, bakmakta olduğu bir davada CMK'nin 134. maddesindeki bazı kuralların Anayasa'ya aykırı olduğunu ileri sürerek iptali istemiyle AYM'ye başvurdu.
Düzenlemedeki eksiklikler iptal talebine gerekçe gösterildi
Söz konusu iptal başvurusunun gerekçesinde; bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde yapılan arama ve el koyma işlemleri neticesinde elde edilen dijital verilerin hangi adli makam tarafından inceleneceğine dair yasal bir düzenlemenin bulunmadığı iddia edildi. Ayrıca el konulan veya kopyası alınan dijital veriler üzerinde değişiklik yapılmasını engelleyen, delil güvenliğini ve kişisel verilerin korunmasını sağlayan güvencelere yer verilmediği, adli kopyası alınan verilerin saklanması ve imha edilmesi konusunda da bir düzenlemenin bulunmadığı öne sürüldü.
Başvuruyu esastan inceleyen Yüksek Mahkeme, kanunun 134. maddesinin 1. fıkrasını iptal etti. İptal edilen hüküm; bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkanının bulunmaması halinde, hakim kararıyla şüphelinin kullandığı bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına ve bu kayıtların çözülerek metin haline getirilmesine imkan tanıyordu.
AYM, bu fıkranın yanı sıra CMK 134. maddenin 2. fıkrası ile uygulama kabiliyeti kalmayan kanunun geri kalan kısımlarının da iptaline karar verdi. Yasal bir boşluk doğmaması adına iptal hükmünün 9 ay sonra yürürlüğe girmesi kararlaştırıldı.
"Özel hayata saygı ve kişisel verilerin korunması hakkı sınırlanıyor"
Anayasa Mahkemesinin gerekçeli kararında, aranan veya el konulan bilgisayar, bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde yer alan dijital bilgi ve materyallerin her türlü kişisel veriyi barındırabileceğine dikkat çekildi. Bu durumun, kişilerin özel hayatına saygı gösterilmesini ve kişisel verilerin korunmasını isteme haklarına sınırlama getirdiği aktarıldı.
İptali istenen düzenlemenin suç işlenmesini önleme kapsamında meşru bir amacının bulunduğuna değinilen kararda, buna karşın kişisel verilerin işlenmesi sürecinin şeffaf bir şekilde gerçekleştirilmesinin zorunlu olduğu ve belirli haklara getirilen sınırlamaların orantılı olması gerektiği değerlendirmesine yer verildi.
"Saklama ve silme usulüne ilişkin güvence bulunmuyor"
Yüksek Mahkemenin kararında, yasal düzenlemede el koyulmasına karar verilen kişisel verilerin, yargılamanın kesin bir hükümle sonuçlanmasından sonra saklanmasına, silinmesine, buna ilişkin süre ve usullere yer verilmediği ifade edildi. İlgili kişilerin, söz konusu verilerin silinmesine veya sınırlandırılmasına ilişkin sahip olduğu haklara dair herhangi bir yasal çerçevenin çizilmediği kaydedildi.
Kişisel verilerin saklanma süresi ve şartlarına yönelik olarak CMK 134. maddesinin gerekli güvenceleri içermediği belirtilen kararda, şu değerlendirmede bulunuldu:"Bu itibarla kurallarla özel hayata saygı gösterilmesini ve kişisel verilerin korunmasını isteme haklarına getirilen sınırlamanın orantısız olduğu sonucuna varılmıştır. Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle kuralların Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir."
Yorumlar
Kalan Karakter: