Türkiye’de deprem gerçeği, güvenli zemin arayışını artırdı. Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından milyonlarca kişinin aklındaki soru “Yaşadığım yerin altından fay hattı geçiyor mu?” oldu. Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) ile AFAD tarafından güncellenen diri fay ve deprem tehlike haritaları, Türkiye’nin büyük bölümünün deprem riski taşıyan kuşaklar üzerinde yer aldığını ortaya koyuyor.
Bununla birlikte haritalarda aktif (diri) fay hattı bulunmadığı görülen ve zemin yapısı daha sağlam kaya formasyonlarından oluşan sınırlı bölgeler de dikkat çekiyor. Uzmanlara göre bu alanlar tamamen risksiz olmasa da büyük ve yıkıcı deprem üretme potansiyeli daha düşük özellikler taşıyor.

İç Anadolu’daki “güvenli kuşak”
Deprem risk haritasında İç Anadolu’nun güneyinde yer alan Karaman ve Aksaray bölgesi öne çıkıyor. Karaman, deprem riski en düşük iller arasında gösteriliyor. Tarihsel kayıtlarda bölgede yıkıcı bir deprem izine rastlanmadığı belirtiliyor.
Bölgenin jeolojik yapısının tektonik hareketlere karşı daha stabil bloklardan oluştuğu ifade ediliyor. Aksaray ve Niğde’nin bir kısmı da bu kuşak içinde yer alıyor. Bu iller 4’üncü ve 5’inci derece deprem bölgesi olarak sınıflandırılıyor. Sert kaya zemin yapısı ve alüvyon dolgunun az olması, uzak mesafedeki depremlerin etkisini de azaltıyor.
Trakya’da Kırklareli öne çıkıyor
Marmara Bölgesi’nde beklenen İstanbul depremi tartışılırken, Trakya’da Kırklareli dikkat çekiyor. Yıldız Dağları (Istranca) masifi üzerinde yer alan kent, jeolojik olarak yaşlı ve sağlam bir kara parçası üzerinde bulunuyor.
Sert granit zemin yapısının deprem dalgalarını sönümlediği belirtilirken, bölgede aktif bir fay hattının bulunmadığı ifade ediliyor. Kırklareli ile Edirne’nin kuzey kesimleri, hem İstanbul’a yakınlığı hem de görece düşük sismik riski nedeniyle daha güvenli bölgeler arasında gösteriliyor.
Karadeniz sahil şeridi
Karadeniz Bölgesi’nde özellikle sahil hattında yer alan Sinop, Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin de fay hatlarına görece uzak iller arasında yer alıyor. Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın bu illerin güneyinden geçtiği belirtiliyor.
Sinop’un tarih boyunca büyük depremlerden uzak kaldığı, Giresun ve Trabzon’da ise sismik riskin 4’üncü derece (düşük risk) grubunda bulunduğu ifade ediliyor. Bölgede deprem riskinden ziyade heyelan riskinin öne çıktığı belirtiliyor.
“Deprem değil, bina öldürür”
Uzmanlar, deprem güvenliğinin yalnızca fay hattı bulunmamasına bağlı olmadığını vurguluyor. Zemin türü, yapı kalitesi, mühendislik hizmeti alınıp alınmadığı ve yerel zemin etütlerinin en az fay hattı kadar belirleyici olduğu ifade ediliyor.
Kaya zeminlerin sarsıntıyı daha az büyüttüğü, gevşek ve alüvyonlu toprakların ise deprem dalgalarını büyüterek hasarı artırabildiği belirtiliyor. Uzmanlar, “Deprem öldürmez, bina öldürür” uyarısını yineleyerek, güvenli coğrafyanın ancak güvenli yapıyla birleştiğinde hayat kurtaracağını kaydediyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: