İbrahim Küçükkurt Konferans Salonu’nda düzenlenen “Uluslararası Akademi-Sanayi İş Birliği Buluşması”, bilgi ile üretimin kesiştiği noktada yeni iş birliklerinin kapısını araladı. Uluslararası İlişkiler Uygulama ve Araştırma Merkezi (UİM) tarafından on ikincisi gerçekleştirilen “International Week” programı kapsamında düzenlenen etkinliğe akademisyenler, sektör temsilcileri ve öğrenciler yoğun ilgi gösterdi.

Akademi ve Sanayi Arasında Köprü Kuruluyor
Programa, Teknoloji Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayhan Erol, Dekan Yardımcıları Doç. Dr. Halil Aytekin ve Dr. Öğretim Üyesi Şükrü Ülker ile birlikte çok sayıda öğrenci katıldı. İki oturum halinde gerçekleştirilen programın moderatörlüğünü de üstlenen Prof. Dr. Ayhan Erol, açılış konuşmasında uluslararası projelerin önemine dikkat çekerek, “Bu doğrultuda, gerçekleştirilen toplantının ortak proje arayışlarına katkı sağlayabileceği ve katılımcılar arasında yeni iş birliklerinin oluşmasına zemin hazırlayabileceği değerlendirilmektedir. Bu yönüyle toplantının, hem sizler hem de hocalarımız için önemli ve değerli bir fırsat sunmaktadır” ifadelerini kullandı.

Uluslararası Akademisyenler Deneyimlerini Paylaştı
Açılış konuşmasının ardından gerçekleştirilen ilk oturumda uluslararası akademisyenler söz aldı. Prof. Dr. Ayhan Erol’un moderatörlüğünde yapılan oturumda Cezayir Tlemcen Üniversitesi’nden Prof. Moussaoui Djillali ile Vilniaus Kolegija (Vilnius University of Applied Sciences) Dekanı Dr. Gražina Strazdienė, Öğretim Görevlileri Dr. Jolanta Pileckienė ve Brigita Sustickienė akademik çalışmalarını ve uluslararası deneyimlerini katılımcılarla paylaştı.

"Artuk Grup Olarak 19 Şirket, 9 Faaliyet Alanıda Hizmet Veriyoruz"
Programın ikinci oturumunda ise sanayi temsilcileri kürsüye çıkarak sektörel tecrübelerini öğrencilerle paylaştı. Artuk Grup Genel Koordinatörü Koray Gürbüz, şirketlerinin büyüme sürecini ve yatırımlarını ayrıntılı şekilde anlatarak, “Artuk Grup Şirketleri olarak Önder Artuk’un liderliğinde 19 şirket, 9 faaliyet alanında hizmet veren bir grup şirketiyiz. Burada bulunmamızın amacı Artuk Aviation şirketimiz aynı zamanda oranın Genel Müdürlüğünü yapıyorum. Bulunduğumuz ortamda şirketimiz bizler için bulunmaz bir fırsat. Artuk Aviation 2019 yılında eklemeli imalat olarak titanyum alaşımlarının ergitme yoluyla tasarımları tamamen mühendislerimiz tarafından tasarlanarak üretim yapılan bir sektörü başlamıştır. Firmamız 2025 yılında yeni bir yatırım kararı aldı. Eklemeli imalatın yanında talaşla imalat sektörüne de giriş yapma kararı aldık. İçinde bulunduğumuz tesis şuan Afyon Organize Sanayi Bölgesinde. Faaliyette olduğumuz 600 metrekarelik tesisi 9 bin metrekarelik alana evirmek için çalışıyoruz. Bu fakülteye yabancı değiliz. Tesisimizde Makine Mühendisi, Metalurji Mühendisi, Malzeme Mühendisi, Mekatronik Mühendisi arkadaşlarımız mevcut ve halen ihtiyacımız var çünkü büyümeye gidiyoruz. 2027’nin ilk çeyreğine kadar yaklaşık 35 eksen robotik CNC planlıyoruz. Şuan makinalarımızın 7 tanesi gelmek üzere. Bu aşamaya kolay gelmedik onu da belirtmeden geçemeyeceğim. Böyle bir iş yapacaksanız eğer belirli bir kriter, sertifikasyon ve kalite sistemine sahip olmanız gerekiyor. Bununla ilgili de Savunma Sistemleri ve Sivil Havacılık sektörlerine iş yapabilmeniz için AS 9100 belgesi olmazsa olmazdır. 6 ayda bir denetlemelerimiz oluyor. Malzemenin tesise girdisinden, sertifikasyon sürecinden tutun da üretim sonuna kadar denetleme süreci oluyor. Sivil Havacılık sektöründe 10 yıl bu denetleme verilerini saklamak zorundasınız. Gururla söyleyebilirim ki Kaan’da, Göktürk’te ürettiğimiz parçalarımız var. Üniversitemizdeki mevcut bölümlerden öğrenci arkadaşlarımız için Afyonkarahisar’da böyle bir tesisin olduğunu her alanda ifade ediyoruz. Bahar şenliklerine dahi katılıyoruz. Lütfen öğrenci arkadaşlarımız bizimle iletişime geçsinler.” dedi.

“Kadın bir mühendis olmanın gururunu yaşıyorum”
Kubay Mühendislik Proje Koordinatörü Makine Mühendisi Aslı Ada ise kariyer yolculuğunu aktararak, “AKÜ Makine Resim ve Konstrüksiyon öğretmenliğini bitirdim. Sonrasında Ankara’da göreve başladım. Bir yıl kadar çalıştım. Sonrasında bir yurtdışı fırsatı yakaladım. Yaklaşık 8 yıl kadar önce Katar sonra Dubai’de çalışma fırsatı yakaladım. Sonrasında Akdeniz Üniversitesi’nde bir yıllık fark derslerini tamamlayarak Makine Mühendisliği ünvanını aldım. Antalya’da çeşitli firmalarda çalıştım. 5 yıldır aynı firmada proje koordinatörü olarak çalışmaktayım. Bu sekterde çalışan kadın bir mühendis olmanın haklı gururunu çalışma hayatımın her anında yaşıyorum. Çalıştığım firma mekanik proje ve taahhüt firması. Ağırlıklı olarak otel projeleri üzerine çalışıyoruz. Mekanik tesisatlar üzerine çalışıyoruz. Yangın tesisatları olsun, sıhhi tesisat, iklimlendir, havalandırma gibi birimlere yerinde uygulama hizmeti veriyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Afyonkarahisar’da köklü bir aile şirketiyiz”
Dehşetiler Makina Çelik Yapı Sistemleri San. ve Tic. Ltd. Şirketi Müdürü Volkan Yurter de aile şirketi olarak yürüttükleri faaliyetleri anlatarak, “Biz üç kardeşiz ben en küçükleriyim. Bir aile şirketiyiz. Firmamız çelik tahıl siloları, tahıl taşıma ekipmanları yani tahıl prosesleriyle ilgili makinalar üretmekte ve bunları ağırlıklı olarak ihraç etmekte. Fakültemize geçmişte 2 tane TÜBİTAK 1 tane sanayi ar-ge projeleri yapmıştık. Şirketimizde robotik sistemleri kullanıyoruz. Üç tane lisanslı SolidWorks programlarımız var.” dedi.

“Kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşuyuz”
Makine Mühendisleri Odası Afyonkarahisar İl Temsilciliği’nden Erkan Sütpınar ise meslek kuruluşlarının önemine dikkat çekerek, “1998 Uludağ Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümü mezunuyum. Yaklaşık 22 senedir de Makine Mühendisleri Odası Afyonkarahisar İl Temsilciliğinde çalışıyorum. Bizler de Makine Mühendisleri Odası olarak Anayasa’da bir madde altında geçen meslek örgütü olduğumuz için kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşuyuz. Aynı zamanda bizler kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olduğumuz için denetimlerimizi kamu adına yapıyoruz. Dolayısıyla hem meslek kuruluşu olmamız hem de kamu yararına çalışmamız münasebetiyle özellikle bu denetim aşamasındaki bütün kurum ve kuruluşlarında bir adım ötesinde olduğumuzu düşünüyorum.” şeklinde konuştu.

“100 yıllık bir geçmişimiz var”
Savrukoğlu Ziraat Makinaları San. Tic. Ltd. Şirketi’nden Dr. İbrahim Savrukoğlu ise akademi ve sanayi deneyimini bir arada yürüttüğünü belirterek, “İstanbul Teknik Üniversitesi İmalat Mühendisliği 2013 mezunuyum. Bu süreçte aynı zamanda çift ana dal yaptım. 2014 yılında da Makine Mühendisliği bölümünden mezun oldum. Akademik kariyerime aynı üniversitede devam ettim. Yüksek lisansta katı cisimleri mekaniği alanında yaptım. Yine bir savunma sanayi ar-ge firmasında 2 yıl kadar tasarım ve bilgisayar destekli mühendislik diye tabir ettiğimiz kısımda çalıştım. Daha sonra 2015 yılında aile şirketimiz olan Savrukoğlu Ziraat Makinalarına görev almak için Afyonkarahisar’a geldim. Tabi akademik çalışmaları bırakmadık, Afyon Kocatepe Üniversitesi’nde doktora çalışmasına başladım. 2023 yılında da AKÜ Teknoloji Fakültesi Makine Mühendisliği bölümünden doktora programından mezun oldum. Biz bir aile şirketiyiz. Yaklaşık 100 yıllık bir geçmişimiz var. Tarım makineleri alanında özellikle toprak işleme makineleri alanında uzmanlaşmış bir firmayız. Yaklaşık 17 ülkeye bu alanda ihracatımız var. Türkiye’nin birçok noktasında da satış noktalarımız var. Mühendislik tarafında daha çok imalat mukavemeti, makine mühendisliği alanının birçok kısmını kapsayan bir çalışmamız var. Birçok alanda çalışan bir ar-ge ekibimiz var. Bunların büyük bir kısmı da AKÜ’den mezun. Bu anlamda da büyük bir değer ürettiğimizi de ifade etmek isterim. Öğrenciler için staj imkanlarımız da var. Her yıl yaklaşık 10 öğrenci kadar kapasitemiz var farklı alanlarda.” dedi. >>Hüseyin ER









Yorumlar
Kalan Karakter: