“Afyon İl Özel İdaresi Köylünün 20 Çuval Yemini Kepçeyle Çöpe Attı!”
İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu, Yarımca köyünde bir üreticinin hayvan yemlerinin İl Özel İdaresi ekiplerince kaldırıldığını belirterek, uyarı yapılmadan gerçekleştirilen uygulamanın mağduriyet oluşturduğunu söyledi.
Yayınlanma :
26.02.2026 14:34
Güncelleme :
26.02.2026 14:34
İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu, haftalık basın toplantısında gündemi değerlendirdi. Mısırlıoğlu, Afyonkarahisar’ın Yarımca köyü sakinlerinden Halil Mertcan’ın yaşadığı olayı kamuoyuyla paylaştı.
“15-20 çuval yem uyarı yapılmadan götürüldü”
Mısırlıoğlu, “Afyonkarahisar’ın Yarımca köyü sakinlerinden hemşehrimiz Halil Mertcan’ın yaşadığı olay, köy halkını düşündüren bir uygulamayı gündeme getirdi. Halil Mertcan’ın Yarımca köyünde evi, evinin yanında ise ahırı ve samanlığı bulunuyor. Evimizin önünde gördüğünüz mavi torbaların olduğu alan, Halil Bey’in evinin hemen önü. Burada hayvanlarının beslenmesi için Karaman’dan getirttiği havuç posası, yani yem bitkisi bulunuyordu. Yaklaşık 15-20 çuval yemden bahsediyoruz. Üstelik bu ürünler bedelsiz değil; ciddi bir ücret ödenerek satın alınmış yemler. Ancak İl Özel İdaresi ekipleri köyde temizlik çalışması yaptığı gerekçesiyle kepçe ve kamyonla gelerek bu yemleri herhangi bir uyarı yapmadan yükleyip götürdü. Ne öncesinde bir ihtar, ne muhtar aracılığıyla bir bilgilendirme, ne de ‘Bu malzemeleri kaldırın’ şeklinde bir tebligat yapılmış. Hiçbir haber verilmeden, sanki kaçak bir malzeme toplar gibi hayvan yemleri kamyona yüklenmiş. Yetkililer ‘Köyde temizlik yapıyoruz’ diyor. Elbette temizlik önemlidir, hatta imandandır. Ancak temizlik yapılacaksa köyün tamamında yapılmalıdır” dedi.
“Temizlik yapılacak başka alanlar da var”
Köyde farklı alanlarda temizlik ihtiyacı bulunduğunu belirten Mısırlıoğlu, “Köyün girişine baktığınızda yol kenarlarında çöp yığınları, hayvan dışkıları ve temizlenmeyi bekleyen birçok alan görülüyor. Yol üzerine taşmış hayvan gübreleri mevcut. Eğer gerçekten temizlik öncelikse, bu alanlar da temizlenebilir. Üstelik köyde başka üreticilerin de yol kenarında yem istiflediği görülüyor. Köy hayatında hayvancılıkla uğraşan vatandaşların evlerinin çevresinde yem, ekipman veya gübre bulunması olağandır. Bu durumun çözümü, doğrudan malzemeyi kaldırmak değil; önce muhtar aracılığıyla uyarı yapmak, süre tanımak ve ardından işlem tesis etmektir. Bugün bir torba yem 1000 TL’den başlayıp 2000–3000 TL’ye kadar çıkabiliyor. Bu ekonomik şartlarda köylünün 20 torba yeminin haber verilmeden alınması ciddi bir mağduriyet oluşturuyor. Köylü üretmeden şehirli doymaz. Etin, sütün, peynirin uygun fiyatlı olmasını istiyorsak üreticiyi desteklemek gerekir. Uyarı yapılmadan, süre verilmeden vatandaşın alın teriyle aldığı yemine el konulması kabul edilebilir bir yöntem değildir. Eğer amaç gerçekten temizlikse, Afyonkarahisar’daki 383 köyün tamamında kapsamlı ve planlı bir temizlik çalışması yapılabilir. Önemli olan seçici uygulamalar değil, adil ve sistemli bir hizmet anlayışıdır” diye konuştu.
“Çöpten malını al denildi”
Yaşadığı mağduriyeti aktaran Halil Mertcan ise şunları söyledi:
“Kendisine açıkça gösterdim; ‘Bu benim hayvanlarımın yemidir. Hangi gerekçeyle kaldırıyorsunuz, ne amaçla götürüyorsunuz anlamış değilim’ dedim. Ayrıca, ‘Sizi yetkili mercilere şikâyet edeceğim’ diye de ifade ettim. Bana ‘Kolay gelsin, istediğiniz yere gidebilirsiniz, sıkıntı yok’ şeklinde cevap verdi. Ben oradan ayrıldıktan sonra telefon geldi. ‘Malzemeler çöpte, gidin oradan alın. Arkadaşlar oradayken çabuk gidin’ denildi. Şimdi soruyorum: Benim malımı neden götürüyorsunuz? Çöpe attıktan sonra ne anlamı kalıyor? O yem çöpe gittikten sonra kirlenmiş, dökülmüş, belki de kullanılamaz hâle gelmiştir. Ben o yemi çoluğumun çocuğumun rızkından keserek alıyorum. Üretim yapıyorum, çiftçilik yapıyorum. Yıllardır bu işi yapıyorum. Biz üreticiyiz. Devletin bize destek olması gerekirken köstek olunmasını anlamıyorum. Köylerin temizlenmesine kimse karşı değil. Elbette temiz olsun. Ancak köyde hayvancılık varsa belli ölçüde yem olur, ekipman olur, gübre olur. Köy hayatının doğasında bu vardır. Köyü tamamen şehir düzenine göre değerlendirmek doğru değildir. Eğer üretim olmazsa şehirde de hayat zorlaşır. Çiftçi üretmezse, et de süt de pahalı olur. Bu iş böyle yürümez. Burada açık bir mağduriyet var. Müdürün yaklaşım tarzı da oldukça anlamsız. ‘Biz köyü temizliyoruz, bulduğumuzu götürürüz’ diyor. Böyle bir uygulama olabilir mi? ‘Kamera kaydın var mı?’ diye soruyor. ‘Varsa bana gönder’ diyor. Ardından da ‘Ben onu görmedim, çöpe git, arkadaşlar oradayken mallarını seç, sana geri getirsinler’ şeklinde konuşuyor. Bu nasıl bir uygulamadır? Önce haber verilmeden malı götürmek, sonra da çöpten aldırmaya çalışmak hangi anlayışa sığar? Ortada ciddi bir mağduriyet vardır ve bunun açıklanması gerekir.” >>Ceren Çiydem- Şeyda Yeşilçay
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: