ABD Başkanı Donald Trump’ın danışmanlarının, İran’a yönelik ilk saldırının İsrail tarafından yapılmasını siyasi açıdan daha az riskli gördüğü ve bu nedenle böyle bir yol izlendiğinin öne sürülmesi, Washington–Tahran hattındaki tansiyonu artırdı.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise Tahran yönetiminin nükleer silah edinme gibi bir amacı bulunmadığını yineledi. Pezeşkiyan, ülkenin nükleer politikasının dini lider Ali Hamaney’in belirlediği çerçevede yürütüldüğünü belirterek, “Yüce Liderimizin ifade ettiği gibi hiçbir şekilde nükleer silaha sahip olmayacağız. İnanç ve doktrinimiz buna izin vermez” dedi. İran yönetimi, nükleer silah üretiminin hem dini hem de doktrinel açıdan kabul edilemez olduğunu savunuyor.
ABD’de Trump’a Askeri Güç Konusunda Güven Düşük
Associated Press (AP) ile NORC Halkla İlişkiler Araştırma Merkezi’nin yaptığı ankete göre, ABD kamuoyunun Trump’ın ülke dışında askeri güç kullanımı konusundaki kararlarına güveni düşük. Ankete katılanların yüzde 56’sı Trump’ın ülke dışında askeri güç kullanımı konusunda doğru karar alacağından “oldukça az” ya da “hiç” emin olmadığını belirtti. Yalnızca yüzde 27’lik kesim ise Trump’a bu konuda güvendiğini ifade etti.
Katılımcıların yüzde 55’i Trump’ın “düşmanlarla ilişkilerinde doğru karar alacağına” güvenmediğini belirtirken, güvenenlerin oranı yüzde 28’de kaldı. Ankette ayrıca, Amerikalıların yüzde 48’i İran’ın nükleer programı konusunda “son derece endişeli” olduğunu, yüzde 31’i “kısmen endişe duyduğunu” ifade etti. ABD’lilerin yüzde 61’i ise İran’ı “ABD’nin düşmanı” olarak gördüğünü belirtti.
Pentagon’dan Stok Uyarısı
Politico’nun haberine göre, Pentagon yetkilileri ve bazı Kongre üyeleri, İran’a yönelik uzun süreli bir askeri harekâtın ABD’nin savunma stoklarını kritik seviyeye indirebileceği uyarısında bulundu. İran ve bölgedeki müttefiklerine karşı yürütülen operasyonların hava savunma füzesi stoklarında ciddi azalmaya yol açtığı belirtildi.
Trump yönetiminin Venezuela’dan Yemen’e kadar birçok dış politika başlığında askeri güce başvurduğu ve bu süreçte Standard Missile-3, THAAD ve Patriot sistemlerine ait önleyici füzelerin stoklarının önemli ölçüde azaldığı ifade edildi. ABD savunma sanayisinin ise üretim karmaşıklığı ve yavaş üretim hızı nedeniyle bu sistemleri yenilemekte zorlandığı kaydedildi. Yetkililer, olası bir İran misillemesinin hava savunma ağını daha da zayıflatabileceği ve bölgede görev yapan ABD askerlerini risk altına sokabileceği uyarısında bulundu.
Abd–İran Görüşmesi 26 Şubat’ta Cenevre’de
Haziran 2025’te yaşanan askeri gerilim nedeniyle kesintiye uğrayan diplomatik temaslar, Umman’ın arabuluculuğunda yeniden başlamıştı. İran ile ABD arasında yürütülen nükleer müzakerelerin üçüncü turunun, 26 Şubat’ta İsviçre’nin Cenevre kentinde yapılması planlanıyor.
Masada Neler Var?
İran, nükleer programını atom bombası üretimini engelleyecek sınırlamalar çerçevesinde sürdürme karşılığında yaptırımların kaldırılmasını talep ediyor. ABD ise İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını ve yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stokunun ülke dışına çıkarılmasını istiyor.
Müzakerelerde, uranyum zenginleştirme oranının hangi seviyede sınırlandırılacağı, yüzde 60 düzeyinde zenginleştirilmiş yaklaşık 440 kilogram uranyum stokunun durumu ile yaptırımların kaldırılma takvimi ve doğrulama mekanizmaları ele alınacak.
Uluslararası kamuoyu, Cenevre’de yapılacak görüşmelerden çıkacak sonucu dikkatle takip ediyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: