“32 Bin Metrekarelik Diş Hastanesi Yapıyoruz”
Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ) Rektörü Prof. Dr. Adem Aslan, TV 3’de katıldığı programda AFSÜ bünyesinde yapay zeka destekli makale yazma birimi kurduklarını belirterek, “1 Ocak'tan şimdiye kadar dünya çapında geçmişe göre 2 katı kadar en kaliteli yayınlarımız yayınlandı” dedi.
Yayınlanma :
16.04.2026 11:55
Güncelleme :
16.04.2026 11:55
TV3 Genel Müdürü Hülya Kasnak tarafından hazırlanıp sunulan “Net Manşet” programına konuk olan Rektör Aslan, AFSÜ’nün verdiği hizmetlerin yanı sıra yakında hizmete girecek ve ülke genelinde örnek teşkil edecek projeleri hakkında da bilgiler verdi.
Yapay Zeka Destekli Makale Birimi
TV3 Genel Müdürü Hülya Kasnak’ın sorularını içtenlikle yanıtlayan AFSÜ Rektörü Prof. Dr. Adem Aslan, üniversite bünyesinde kurulan yapay zeka destekli makale yazma biriminin, akademisyenlerin zaman kaybını en aza indirdiğini ve çalışma verimliliğinin de bir o kadar arttığını dile getirdi.
Rektör Aslan; “Yapay zeka destekli birimimizle ilgili arkadaşlar eğitimlerini verdik. Bu arkadaşlar tüm akademisyenlerimize giderek konuyu anlattılar. Tabii bunun bize faydası şu şekilde oldu: bilimsel çalışmayı yapıp da makale aşamasını getirememiş birçok arkadaşımız için bir altyapı oluştu ve hızlandık. Yani şu anda bu birimi kurduktan sonra özellikle 1 Ocak'tan şimdiye kadar bugüne kadar olanın 2 katı kadar ve Q1-Q2 dediğimiz en kaliteli yayınlarımız yayınlandı. Bunların içinden de zaten bu Q1 çalışmalar dünyanın en kaliteli diyeceğimiz yayınlar olduğu için ve bu yayınlarımızda ödül almaya başladı. Yani uluslararası kongrelerde, toplantılarda ödül almaya başladı. En son alanda göğüs hastalıklarındaki arkadaşlarımızın aldığı ödül. Tabi biz gurur duyuyoruz onlarla. Biz bu şekilde hem ödül alma potansiyeli olan hem de ülkenin akademik sıralamada dünyadaki yerini öne çekecek formatta makaleler üretiyoruz” dedi.
Herşeyi İle Bize Ait Bir Proje
Projenin tamamen AFSÜ bünyesinde ve kendi imkanlarıyla tamamlandığını belirten Rektör Aslan, “Bütün altyapıyı biz üniversite olarak kurduk, ücretsiz olarak biz sağlıyoruz onlara. Bu bir model ve normalde çok kaliteli bir yayın yapmak için birçok dergi ücret alıyor. Biz dünyadaki bu en kaliteli yayın evleri ve dergilerle hem TÜBİTAK bünyesinde hem de bizim ikili işbirliklerimizle binlerce dergiyle anlaştık. Üniversite olarak, kütüphane daire başkanlığımız olarak. Ve bunları biz ücretsiz sunuyoruz” diye konuştu.
Dünya Üniversiteleri İle Çalışıyoruz
AFSÜ akademik çalışmalarını diğer ülke üniversiteleriyle de paylaşıldığına dikkat çeken Rektör Adem Aslan, bunun ülkemizdeki diğer üniversitelere de fayda sağladığına dikkat çekti.
Aslan; “İçinde bulunduğumuz, Avrasya Üniversiteleri Birliği, Avrupa Üniversiteleri Birliği var. Avrasya Üniversiteleri Birliği var. Türk Üniversiteleri Birliği var. Türk Devletleri Teşkilatı Üniversitesi'nde kurulmuş. O ülkelerin üniversitelerini bir araya getiren Avrasya Üniversiteleri Birliği var. Afrika Üniversiteleri Birliği var. Şimdi biz de prensip olarak dünyada üniversiteler, uluslararası geliştirmek için ve tanınırlığımızı arttırmak için ne kadar birlik varsa biz oradayız diyoruz. Ondan önce Hong Kong’daydı arkadaşlarımız. Şimdi Avrasya Üniversiteleri Birliği'ne katıldık. Orada farklı temaslarda bulunduk. Şimdi önümüzdeki haftada Avrupa Üniversiteleri Birliği'nin var İstanbul'da bir toplantısı. Arkadaşlarımız da orada olacak. Buradaki hedefimiz üniversitenin görünürlüğünü arttırmak. Yani biz hem kendimizi tanıtma fırsatı buluyoruz bu tür toplantılarda, uluslararası. Hem de dünyada kim ne yapıyor onları öğrenme fırsatımız oluyor. Ve uluslararası ikili anlaşmalar yapıyoruz” dedi.
Türk Devletleri Üniversitelerine Destek
Türk Devletleri Üniversiteleriyle yapılan karşılıklı anlaşmalar ile Afyonkarahisar’a da diğer ülkelerden öğrencilerin geleceğini belirten, (AFSÜ) Rektörü Prof. Dr. Adem Aslan “Ahmet Yesevi Üniversitesi ile bir ikili anlaşma yaparak oradaki eğitim sisteminde eksik olan hangi şey varsa biz orada o bölümleri açarak veya oraya destek vererek orada o eğitim yapılmasını sağlayacağız. Yani ön görüşmelerini yaptık. Son aşamaya geldik orayla da. Hatta oradan bir kısım öğrenciyi alıp belki akademisyen düzeyinde de burada yetiştirip göndermeyi de planlıyoruz. Yani yüksek lisans öğrencisi, doktora öğrencisi gelecek bize. Oraya gidip hoca olacaklar gibi. Hem öğrenci düzeyinde hem lisans üstü düzeyde karşılıklı, hem bizim hocalarımız oraya gidecek. Orada eğitim vermek üzere. Orada daha yeni yeni sistem oturuyor. Türkiye'nin oturmuş bir sistemi var. Biz buradaki oturmuş sistemi, tecrübemizi oraya aktarıyoruz. Hem bunu oradan öğrenci ve akademisyenler buraya gelerek yerinde görüyorlar, eğitim alıyorlar ya da bizim hocalarımız giderek oradaki öğrencilere ders verme şeklinde ya da bölüm açma şeklinde bir şeyimiz var. İyi gidiyoruz” şeklinde konuştu.
Suriye Bizim Sistemimizi Örnek Alıyor
Geçtiğimiz günlerde Suriye’den gelen bir heyetin AFSÜ’yü ziyaret ettiğini hatırlatan Rektör Aslan, Suriye’nin Türkiye’yi örnek alarak yeni bir düzen kurmaya çalıştığını savundu.
Kendilerine AFSÜ olarak yardım edeceklerini dile getiren Rektör Aslan; “Suriye uzun süredir bir bağımsız devlet olmasına rağmen son birkaç yıldır olan oradaki dağılmadan sonra birçok alanda tekrar bir yapılanmaya gidiyorlar. Bu yapılanmaya giderken de örnek aldıkları en büyük ülke Türkiye. Bizim ülkedeki kurumları ve sistemi örnek alarak yeni bir sistem kurmaya çalışıyorlar. Kendilerini de haklılar da. Biz de bu ikili anlaşmalarla da biz oraya devlet olarak da destek veriyoruz. Tabii bizim işimiz üniversite, yani sağlık bilimleri alanı. Bir de bizim bir şirketimiz var. Burada bizim tıbbı aromatik bitkiler bölümünde ürettiğimiz tıbbı yağlar, çaylar, bazı parfümler, kolonya gibi tescilli bize ait olan ürünler var. Bizim eczacılık fakültemiz, hocalarla birlikte geliştirdiğimiz. Bunların üretim ve pazarlamasıyla ilgili onlar buradaki altyapıyı görmeye geldiler. Bizim ürünlerimizi gördüler. Biz şu anda kurduğumuz şirketin ihracat belgesi olduğu için biz orada rahat bir şekilde hareket ediyoruz. Karşılıklı iş birliği yaparak zaten ürünlerimizi biz şu anda internet ortamında satıyoruz. Bu heyete de bu konularda yardımcı olmaya çalıştık” diye konuştu.
Türkiye’ye Örnek Proje
AFSÜ olarak Türkiye’ye örnek olacak bir projeye imza attıklarını hatırlatan AFSÜ Rektörü Prof. Dr. Adem Aslan, otizmli hasta yakınlarının kullanabileceği bir sistem geliştirdiklerini ve tüm akıllı cep telefonlarında kullanılabileceğini söyledi.
Aslan; “Afyonkarahisar'da yaklaşık 1300 otizmli hastanın olduğunu biliyorum. 1300 hasta demek, 1300 ayrı hastalık mı demek? Bunu nasıl tanımlamak lazım? Zaten otizm direkt başına bir şey değil. Otizm spektrum bozuklukları deniyor. Yani her bir hastanın durumu farklı. Her bir hastaya yaklaşmanızda farklı olması gerekiyor. Onun özellikleri böyle bir rahatsızlık. Tabii bunun bir hasta kısmı var, bunun bir aile kısmı var. Çünkü bu hastalığa olan ailelerin bu hastayla olan sıkıntıları var. Bu hastalığa sahip olan aileler için onların yönetimi, onlarla baş etmeye, bunların zaten tam bir tedavi protokolü diye bir protokolü de yok. Her hastaya ayrı bir yaklaşmak gerekiyor. Her hasta için ayrı bir prosedür uygulamak gerekiyor. Hem tanısında hem tedavisinde. Çevre şartlarıyla birlikte yapmanız gerekiyor. Tek başına sizin hastayla ilgili bir şey yapmanız yetmiyor. Onun ailesini de eğitmeniz, ailesiyle birlikte etrafını rehabilite etmeniz gerekiyor. Hastanın krize girdiğinde, hastanın yönetimiyle ilgili zorlanılıyor. O zaman şöyle dedik biz bu hastalar evde krize girdiğinde ki bazen girebiliyorlar. Şu anda bunu yönetecek bir sistem yok. O zaman dedik biz bir sistem kuralım dedik ve Türkiye’de ilk kez böyle bir sistem uygulamaya geçti” şeklinde konuştu.
Sistem Nasıl Kullanılacak
Sistemin kullanımı konusunda da bilgi veren Rektör Aslan; “Bu sistem nasıl olacak? Aile bunu tek başına baş edemeyeceğine göre devletin bu işin sistemin içine girmesi gerekiyor. Nasıl girecek? Bu diyabet hastalığı gibi, tansiyon hastalığı gibi bir hastalık değil. Yani şizofreni gibi de değil. Bu tamamen kendine ait özellikle olan bir durum. Ve işin bir de ailesel tarafı var. O zaman dedik ki biz bir yazılım yapalım. Bunun adına da ADES dedik. Aile Destek Sistemi. Bu yazılımı bu hastaya sahip aileler telefonlarına yüklesinler. Cep telefonlarına yükleyecekler. Hastanın krize girdiğinde veya girme potansiyeli olduğunda, baktılar ki krize girecek veya hastayla ilgili bir sorun çıktı. Yardıma ihtiyaçları var. Bu ADES sistemine bastıklarında dedik ki sağlık personeliyle birlikte emniyet personeli de gelsin. Güvenlik kısmı da gelsin çünkü bunların yönetimi zor. Yani tek başına sağlık personelinin baş edebileceği bir sistem değil. İşin güvenlik tarafının da beraber gelsin. O zaman bir de bu otizm özellikli bir durum. O zaman buraya gelecek personelin de eğitilmesi gerekiyor. Yani emniyetten gelecek, jandarmadan gelecek arkadaşların da. İlçelerde dahil bir sistem. Tüm personeli eğitimleri de verildi. Şimdi düğmeye bastıklarında eğitilmiş 112 sağlık personeli ki onların da eğitilmesi gerekiyor. Bunlar beraber zaten düğmeye bastığında konum da bildireceği için o konuma anında hareket edecekler. Hem ambulans hem emniyet ya da jandarma. Evet. Aynı anda siren çalmadan çünkü bu hastalar sesten etkilenip krizde değilse krize giriyor. Bu hastanın evine geliyorlar. Evde bunlar eğitim aldıkları için bu hastalara nasıl yaklaşacağı ile ilgili bir eğitim aldıkları için. Bu aldıkları eğitimin gereği olarak bu hastayı alıp emniyetin gözetiminde ve ambulansla birlikte bizim acil serviste bunlara özel. Türkiye'de böyle bir şey yok. İlk defa biz yaptık. Bunlara özel bir yer kurduk” diye konuştu.
Proje Bana Aitti
Projenin tamamen kendisine ait olduğunu ifade eden Rektör Aslan, “Proje bana idi. Özelde kişi olarak bana idi. Ama biz bunu bir üniversite projesi olarak önce YÖK başkanımızla paylaştık. O bize bir merkez kurmamızı önerdi. Şu anda altyapısını hazırladık. Otizm spektrum bozuklukları uygulama araştırma merkezi kuruyoruz. Bizim üniversite bünyesinde. Ayrıca aile bakanımıza bizi Afyon'a ziyaretinde sunmuştuk projemizi. O bize ziyarete geldi. Üniversitede bir toplantı yaptık. Projeyi Aile Bakanlığı kabul etti. Ortak çalışmaya karar verdik. Biz yürüteceğiz. Pilot olarak burada yürütülecek. Sonra buradaki uygulamaları geliştirdikten sonra bütün Türkiye'ye uygulayacağız. Orada anlaştık. Sağlık Bakanlığı da kabul etti. O kısmı da tamam. İçişleri Bakanlığımıza da projeyle ilgili imzalamamız gerekiyordu. Orayla da bir protokol imzalayacağız” diye konuştu.
AFSÜ Olarak Bölge Hastanesiyiz
AFSÜ Hastanesinin kapasitesinin artırılması yönünde atılacak adımları hızla attıklarını belirten Rektör Adem Aslan, hastanenin sadece Afyonkarahisar’da değil bölge illerine de hizmet verdiğinin altını çizdi.
Hastanenin 750 bin nüfusa göre hizmet vermesi planlanırken çevre illerden gelen talepler nedeniyle bu rakamın 2 katına çıktığını dile getiren AFSÜ Rektörü Prof. Dr. Adem Aslan, şunları söyledi;
“750 bin nüfusa göre planlanmış hastane, çevreden gelenleri de hesaba kattığınızda, biz o zaman zorlanıyoruz. Hizmet vermekte zorlanıyoruz. Mecburen kapasite artırımına gitmemiz gerekiyor. Şimdi ilk etapta hemen hızlıca yoğun bakım yataklarımızı arttırdık. Sağlık Bakanlığımız da sağ olsunlar bize bu arttırımı kabul ettiler. Bu onay geldi. Dün itibariyle de Sosyal Güvenlik Kurumu bizim bu sisteme yatak arttırımını ekleyerek artık karşılığını alabilir duruma geldik. Ve dedik ki talepler karşısında bir yoğun bakım bloğu yapalım. Madem ihtiyaç. Onunla ilgili de bir bağışçımız. Allah olsun bize yaklaşık bir milyon dolar civarında bir bağışta bulundu. Afyon’da. Şimdi o bağış vasıtasıyla biz yoğun bakım bloğunu talep ettik. Strateji Başkanlığımıza. Onlar da sağ olsun kabul ettiler. Şimdi bir yoğun bakım bloğu yapıyoruz. Yaklaşık 192 yataklı. Şu anda bizim yoğun bakım sayımız 195'ti. 29 yatak da şimdi aldık. Bunun üzerine 192 yatak daha olan bir blok. Bu bloğun içinde poliklinik var. Poliklinik sayımızı da arttırıyoruz. Bir de şu anda 20 ameliyathanemiz var. 10 tane ameliyathanede yaparak. Onu da 30'a çıkarıyoruz. Poliklinik sayımız da yaklaşık 4000 civarında günlük. Bu poliklinik sayımızı da arttıracağız.”
Fizik Tedavide Bir Markayız
AFSÜ Hastanesinde uygulanan fizik tedavi yöntemleriyle bir marka haline geldiğini belirten Rektör Adem Aslan, kaplıca suyu kullanan tek hastane olduklarının altını çizdi.
Fizik tedavide Türkiye genelinden bir talep olduğunu ancak bunu karşılamakta zorlandıklarını dile getiren Aslan, bir yıl sonraya randevu vermek zorunda kaldıklarının olduğunu ifade etti.
AFSÜ Rektörü Prof. Dr. Adem Aslan; “O zaman dedik bir rehabilitasyon hastanesi yapalım dedik. Sağ olsun Nurullah Hoca zamanında bu projelendirildi. O inşaatına da başlanmıştı kaba inşaatı şimdi bitti. O muhtemelen bittiğinde 200 yataklık kapasite iki katına çıkacak. Biz de hastaneden boşalan yere bu diğer klinikleri koyacağımız için ciddi bir kapasite arttırımı sağlayacağız. Hem yoğun bakımlılığı hem fizik-hedef hastanesiyle ciddi bir kapasite arttırımı sağlayacağız” dedi.
“32 Bin Metrekarelik Diş Hastanesi Yapıyoruz”
AFSÜ olarak diş hastanesini de ele aldıklarını belirten Rektör Aslan, diş hastanesinin Türkiye’de ilk kez 24 saat hizmet verir duruma getirdiklerini vurguladı.
Diş hastanesinin fiziki yapısının yetersiz kaldığına dikkat çeken Rektör Aslan, 32 bin metrekarelik bir Diş Hastanesi yapımı için kolları sıvadıklarını dile getirdi.
Rektör Aslan; “Önümüzdeki onlarca yıl çevre illere de hizmet verecek büyük bir hastane projesi hazırladık. Geçen hafta yine bir müjdeli haber aldık. Bir iş adamımız yaklaşık 100 milyon bağışla bunun da aynı yokluğun bakımında olduğu gibi ilk çalışmaları yapacak şekilde bir bağışçımız oldu. Biz de teşekkür ediyoruz kendilerine. Onunla da yine bizim kampüs içinde 32 bin metrekarelik böyle her şeyle gelişmiş bir diş hekimliği hastanesi projemize de başlıyoruz inşallah. Zaten planlamalarımızı gelecekte birlikte yapıyoruz. Yani buranın büyümesini işte genel olarak çevre illeri kapasiteyi hesaplayarak yaklaşık 30-40 yıl sistemi çözecek ve ihtiyacı görecek şekilde planlıyoruz” şeklinde konuştu.
Hücresel Tedavi Merkezi Kurulacak
Sağlık alanında tedavi ve tedavi şekillerinin de hızla gelişip değiştiğine dikkat çeken Rektör Adem Aslan, sağlık alanında Türkiye’nin diğer ülkelere göre çok iyi durumda olduğunu dile getirdi.
Hücresel tedavinin tüm dünya ülkelerinde revaçta olduğunu belirten Rektör Aslan; “Bu kişiye özel bu tedavi, kişiye göre hazırlanıyor, kişinin hastalığına göre hazırlanıyor. Tabi bununla ilgili Türkiye'de iki merkez var. Bir Antalya'da, Akdeniz Üniversitesinde böyle bir merkez kurumsallaşmayı da sağlamaya çalışıyor. Bir de İstanbul'da bir özel merkez var. Biz Afyon'u bu alanda da merkez yapmak istiyoruz. Yani bizim zaten hematoloji, onkoloji hastanemiz var. Biz bu hastaneyi 2020-2021'de planlarken bütün bu hematoloji, onkoloji ile ilgili bütün tedavileri yapılabilecek formatta uluslararası akreditasyon sistemine uygun bir şekilde planladık ve yaptık o zaman. Şimdi dün bir toplantımız vardı bununla ilgili. Ve uluslararası firmayla bugün görüşmemiz oldu. Antalya'daki sistemi de kuran firma. Yerli bir firma ama uluslararası çalışıyor. Sağlık Bakanlığımızın da teşvikiyle bu tedavilerin Türkiye'de yapılması ile ilgili bir şeyleri var. Onların da desteği var. Biz de bir kamu olarak, ikinci olarak bu merkezi burada kurmak için zaten altyapımız 2020-2021'de biz burayı yapmıştık. Uluslararası akreditasyon sistemine uygun olarak o binayı yapmıştık zaten. Arkadaşlar dün gezdiler. Altyapı olarak hazırız. Yani ufak tefek şeylerle, revizyonlarla şu anda hızlı bir şey alarak, aksiyon alarak mümkün olan en kısa zamanda bu tedavilerin burada yapılmasını sağlayacağız inşallah” dedi.
“İlaç Hammadesi Üretmek İstiyoruz”
Üniversite olarak sağlık biyoteknolojisi içinde ilaç endüstrisi içerisinde yer almak için çalıştıklarını dile getiren Rektör Aslan, “Yıldız Teknik Üniversitesi, Cerrahpaşa Üniversitesi ve Marmara Üniversitesi'nin ortak kurdukları bir biyoteknoloji merkezi. Biz oraya katılmak için görüşmelerde bulunduk. Onların bir çalıştıklarına katıldık. Prensiple de anlaştık. Yıldız Teknik'te de bir protokol imzalayarak çalışmaya başladık. Oradaki SABİOTEK'e biz de dördüncü üniversite olarak dahil oluyoruz” dedi.
AFSÜ Rektörü Prof. Dr. Adem Aslan sözlerini şöyle tamamladı;
“Hastane merkezde, üniversite merkezde sağlık biyoteknolojisi, ilaç endüstrisi, termal sağlık, uluslararası sağlık turizmi, bu alanlarda biz yatırım yapıyoruz. Biz bu alanlara doğru yönümüzü çevirdik. Ve en kritik olan da yerli ilaç sanayi. Şimdi bizim tıp aromatik bitkiler bölümümüz var. İki yıllık ön lisanslı programımız. Bunlar, bu arkadaşlar tıbbi bitkilerin ilaç üretilebilir hale getirilmesini sağlıyorlar. Birçok bitkiyi biz standardize ettik. Yani şu ilaç üretilebilir hale geldik. Yani amacımız baharat üretmek değil. İlaca giden yolda ham madde üretmek. İkinci aşamada bu ürettiğimiz bitkileri işlemek. Bunların kurutulmasından, işlemlerin ekstresine çıkarılmasına kadar bir merkez şu anda kuruyoruz. Ondan sonra da bunun metabolit dediğimiz, içindeki etken maddelerin ayrıştırılmasına giden yolu da burada kuruyoruz şimdi. Nihai hedefimiz de bizim burada bir ara bir eşitlilik farz bir laboratuvarı kurduk. Bir ilaç şirketimiz var şu anda. Bu şirket bünyesindeki bu merkeze, merkezde ham madde üretmek. Yani biz bitkinin metabolitinin son ürününü elde ettik. Bu metabolit hangi hastalığa iyi gelecekse o anlarda çalışma yapmak ve nihai olarak bütün farz aşamalarından geçtikten sonra yerli ilaç molekülü üretmek şu andaki hedefimiz. Şu anda bir kısmının ruhsatını aldık. Bir kısmının ruhsat başvuru aşamasına geldik.
Bir de bitkileri işleyecek bir tesis kuruyoruz. Gene bir uluslararası çalışan bir firmamızla da kenevir onların ruhsatını aldılar Bolvadin'de. O kenevirin işlemesini de biz yapacağız. Yani kurutmasından son ürüne kadar entegreye kadar giden yolu biz üretip onlara teslim edeceğiz. Şimdi tabi bu bir entegre bir tesis. Bütün aşamaların bir arada olduğu bir yer kurmak istiyoruz. Bunu yaparken de tıp eğitimi, sonuçta bir tıp fakültemiz var. Sağlık bilgileri fakültemiz var. Eczacılık fakültemiz var. İşletim eğitimi fakültemiz var. Bu yaptığımız yatırımlarla da bu öğrencilerin profesyonel olarak buradan donanımlı çıkmalarını sağlamak istiyoruz. Yani ilaç endüstrisiyle ilgili yaptığımız yatırımların bir amacı da eczacılık fakültedeki öğrencilerimizin ilaç endüstrisine hazır halde eleman yetiştirmek. Nihai hedeflerimizden biri de. Tıp aromatik bitkiler bölümüyle de buradaki öğrenciler arazide bu bitkilerin yetiştirilmesinden, sulamanın her şeyini bilen, buna işlemesini bilen ülkeye bireyler yetiştirmektir.”
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: