“30 Ağustos Zaferi, Milletimizin Birlik ve Dirliğinin Eşsiz Destanıdır”
Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, 30 Ağustos zaferinim yalnızca bir askeri başarı değil, milletimizin bağımsızlık ve hürriyet uğruna gösterdiği ortak direnişin ve sarsılmaz imanının ebedi göstergesi olduğunun söyledi.
Yayınlanma :
30.08.2025 21:01
Güncelleme :
30.08.2025 21:07


Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı ve eşi Burhan Selim Yiğitbaşı’nın ev sahipliğinde düzenlenen 30 Ağustos Zafer Bayramı kabul töreniyle Büyük Taarruz’un 103. yıl etkinlikleri tamamlandı.
30 Ağustos Zafer Bayramı kapsamında Afyonkarahisar Valisi Kübra Güran Yiğitbaşı tarafından resepsiyon verildi. Termal bir otelde düzenlenen resepsiyona Afyonkarahisar protokolü, şehit yakınları, gaziler ve sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı.

Davetlilerini kapıda eşi Burhan Selim Yiğitbaşı ile karşılayan Vali Yiğitbaşı, tebrikleri kabul etti.

“Bu Onur Başka Bir Millete Nasip Olmamıştır”

Resepsiyonda konuşan Vali Yiğitbaşı şunları söyledi:
“Tarihimizde çok büyük bir yeri ve önemi olan öyle bir hafta yaşıyoruz ki, bu onur tarihte başka bir millete nasip olmamıştır. Bundan dokuz yüz elli dört yıl önce, takvimler aynı haftayı gösterirken, coğrafyamızın bir ucunda Sultan Alparslan, bu toprakları bize yurt edinmek için, şairin ifadesiyle Anadolu kıtasının kapılarını aralarken; yıllar sonra, takvimlerin yine aynı haftayı gösterdiği günlerde, bu kez Mustafa Kemal Atatürk ve onun yiğit askerleri, Alparslan’ın açtığı kapıları namahrem ellere ebediyen kapatmıştır. Bugün burada, milletimizin bağımsızlık ve hürriyet mücadelesinin en görkemli sayfalarından biri olan 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı sizlerle birlikte kutluyor olmanın gurur ve heyecanını yaşıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadeleriyle bu büyük zafer, milletimizin Anadolu topraklarındaki varlığını ebediyen tesis etmiştir. 30 Ağustos 1922’de Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğindeki ordumuz, işgal güçlerine karşı büyük bir mücadele vererek Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini atmıştır.”

Büyük Taarruz ve Zaferin Anlamı

Vali Yiğitbaşı konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:

“26 Ağustos sabahı Kocatepe’den başlayan Büyük Taarruz, 30 Ağustos akşamı Dumlupınar’da kesin zaferle sonuçlanmış ve 9 Eylül’de İzmir’in düşmandan temizlenmesiyle nihai amacına ulaşmıştır. Bu zafer yalnızca yeni bir başarı değil; milletimizin bağımsızlık, hürriyet ve istiklal uğruna gösterdiği ortak direnişin, sarsılmaz imanının ebedi bir göstergesidir. Büyük Zafer, cephedeki Mehmetçik kadar, cephe gerisinde vatan için ter döken kadın, erkek, genç, yaşlı; topyekûn bir milletin duaları ve fedakârlıklarıyla kazanılmıştır. Afyonkarahisar’ımızın gösterdiği cesaret ve fedakârlık, Kütahya ve Eskişehir’deki özveri ve bu topraklardan İzmir’e uzanan zorlu mücadele, milletimizin ortak azim ve kararlılığının da bir tezahürüdür. Özellikle Halil Ağa, Küçük Ali, Ali oğlu Abbas gibi yiğitler ile Dudu Altan, Çaylı Fatma ve Zehra Tanrıöver gibi kahraman kadınlarımızın cesaret ve gayretleri, bu toprakların ortak hafızasında daima yaşayacaktır. Onların aziz hatırası, yalnızca geçmişimizi hatırlatan birer kahramanlık destanı değil, aynı zamanda geleceğimize dair sorumluluklarımızı da bize hatırlatan birer uyarıdır. 30 Ağustos günü, aziz milletimiz esaret ile hürriyet arasında bir tercih yapmak zorunda kaldığında, iman dolu göğsüyle tüm imkânsızlıkları bir kenara itmiş; vatanı düşman postallarından ilelebet arındırarak istiklale ve birlikte özgürce yaşayacağımız bir istikbale yürümüştür. Bu zafer, milletimizin birlik ve dirliğini simgeleyen eşsiz bir destan olmasının yanında, emperyalistlerle onların yerli işbirlikçilerinin yüzlerinde patlayan adeta bir Osmanlı tokadı olmuştur.”
Türkiye Yüzyılı Vurgusu

“Bugün bizler, Türkiye Yüzyılı vizyonuyla yolumuza devam ederken, büyük zaferin ruhunu genç nesillerin zihin ve gönüllerinde canlı tutmak, milli dayanışmamızı güçlendirmek, birliğimizi daima korumakla yükümlüyüz. Ecdadımızın kahramanca mücadelesi ve bizlere emanet ettikleri bu vatan, omuzlarımızda büyük bir sorumluluk yüklemektedir. Birliğimizi ve beraberliğimizi koruyarak, dışarıdan ya da içeriden zehirli hançerini bu vatanın bağrına saplamaya çalışan hainlere geçit vermemek bizim boynumuzun borcudur. Bizler birlik ve beraberliğimizi muhafaza ettiğimiz sürece hiçbir güç milletimize “dur” diyemeyecek, hiçbir engel asil yürüyüşümüzü sekteye uğratamayacaktır. Türkiye Yüzyılının inşasında da bu ruh ve bu kararlılık en büyük güvencemizdir.”

Şehit ve Gazilere Minnet
“Bugün, Zafer Bayramımız vesilesiyle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, bağımsızlık uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnet ve şükranla anıyorum. Bizlere düşen görev, onların emaneti olan bu cennet vatanı korumak ve gelecek nesillere çok daha güçlü, müreffeh bir Türkiye bırakmaktır. Milletimizin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı en kalbi duygularımla kutlarken, içerisinde bulunduğumuz aşkı Türkiye Yüzyılı vizyonuyla şekillendirerek, geleceğin lider ülkesine giden yolun taşlarını hep birlikte döşeyeceğimizi buradan bir kez daha en güçlü şekilde vurgulamak istiyorum. Devletimiz payidar, milletimiz bahtiyar olsun. Zafer Bayramınız kutlu olsun!”

Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: