Reklam
Muzaffer KARAHİSAR

Muzaffer KARAHİSAR


SÖNMEYE YÜZ TUTMUŞ EL SANATLARINDAN KOŞUMCULUK MESLEĞİ

16 Temmuz 2020 - 02:57 - Güncelleme: 17 Temmuz 2020 - 10:28

     İlimiz Cumhuriyet mahallesi ile Yeşilyol caddesinin kesiştiği yolun kenarında küçük bir dükkânın levhasında Koşumcu Erol yazısı dikkatimi çekmişti. Koşumculuk, tarihi çok eskilere dayanan bir el sanatı. Zamanla rağbet azalsa da geçmişte uzun yıllar tarımda, taşımada, savaşta atların gücünden faydalanmak için koşum malzemesi yapım ustalığı çok kıymetli, geçerli bir meslekti.
      Teknolojinin gelişmesiyle motorlu taşıtların, makinelerin ve tarım aletlerinin çoğalması ile insan ve hayvan gücüyle yapılan işler yok denecek kadar azaldı. Bütün bu gelişmeler koşumculuk sanatına olan ilgiyi, ihtiyacı, rağbeti azalttı. Koşumculuk el sanatının tarihi ve kültürel değeri ile yeni kuşaklara bilgi almak, eski devirlerin hatırasını yad etmek ve şu anda mesleğin son durumu ile bilgi almak üzere Koşumcu Ustası Erol İşkur’la görüştük.
       Kapıdan selam verip girdiğimde koşumcu mesleğine ait ne ararsan vardı. Saraç aletleri, koşum malzemeleri, duvarlara asılı kayış çeşitleri ve güler yüzlü, mahir bir usta ile karşılaştım. Erol Usta, 1954 Afyonkarahisar doğumlu. Ziyaretten memnuniyet duydu ve olgunlukla karşıladı. Yarım asırdır icra ettiği Koşumculuk Mesleğine yıllarını vermiş, alın teri, göz nuru ile geçimini temin etmiş, tecrübeli, mütevazı, hoş sohbet bir insan Erol Usta. Bir taraftan kahvelerimizi yudumlarken, bir taraftan da saraçlık ve koşumculuk sanatının son temsilcisi olarak 50 sene icra ettiği mesleğini anlattı.
      Saraçlık mesleği gönül işi, sevgi ve şefkat mesleğidir. Nasıl diyeceksin. İnsan çalıştığı işi sever, gönül verirse zevk alır, başarılı olur. Sanatının güzellikleri kendini gösterir. Sevmezse yaptığı iş yüz güldürmez. Şimdi otomobiller modifiyeli olduğu gibi eskiden atların koşumu lüks, boncuklu, aynalı halkalar, tokalar, döküm pullarla, püsküllerle süslenirdik. Bakan bir daha bakardı.
          İkincisi şefkat ve merhamettir. Biz canlılara elbise diken terzi gibiyiz. Çalışan hayvanın vücuduna uygun, ölçülü, ayarlı ve simetrik malzeme imal etmek mesleğin püf noktasıdır. Şimdi sana soruyorum. Elbise diken terzi, dar ya da aşırı bol elbise dikse nasıl insan huzursuz olur. Rahat hareket edemiz, verimli çalışamaz.
       Bizim meslek, ağzı dili olmayan ve ağır işlerde çalışan hayvanlara yönelik bir nevi iş kıyafeti üretir. Koşum malzemesi yaparken o hayvanın canını acıtacak, huzursuz edecek, verimi düşürecek, rahatsızlık verecek kalitesiz işçilik ve malzemeden uzak durmak gerekir. Mesela atın boyun ölçüsünü almadan hamut yapılmaz. Çeker kayışları kalite, kalınlık ve uzunluğu hayvanın cüssesine, gücüne mütenasip olmalıdır. Hamut, başlık, paldım, dizgin, yan ve ok kayışları dengeli, kaliteli, terazili, ölçülü olmazsa iyi bir koşum malzemesi yapılmamıştır. Hayvanı güçten düşürür, huzursuz eder, hırçınlaştırır.
       Manda derisinden yapılan koşum malzemelerin Isparta Yalvaçtan temin ediyoruz. Afyonkarahisar ve ilçelerinden koşum malzemesi ihtiyacı olanlar bize ulaşıyor. Ayrıca çeşitli vilayetlerdeki müşterilere koşum malzemesinin yanı sıra binek atlarına eğer haricinde başlık, yular ve terbiye kayışı, kolan, üzengi kayışları gibi malzemeler yapıp gönderiyoruz.
     Sönmeye yüz tutmuş koşumculuk mesleğinin geleceğini, meslek bilgisi veren eğitim kurumlarının düşünmesi gerekir. Yarış ve güvenlik atları, turistik alanlarda nostalji paytonları, gösteri faaliyetleri, at sevgisi ve tutkusu olduğu sürece her daim koşum ve binek at malzemelerine ihtiyaç olacaktır.

 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum