Reklam
Atamer BÜYÜKBUDAK

Atamer BÜYÜKBUDAK


KURULTAY BİTTİ, YAŞASIN KURULTAY!

27 Temmuz 2020 - 02:48

 
Evet…
CHP’nin genel bakışı ve yapısı içersinde bulunan özelliklerden biri de budur!
Seçim biter ve hemen seçim başlar.
Hem de ne seçim?
Bu yazımı da not edin, okuyun ama bana da lütfen kızmayın.
Çünkü bizim gibi bu partiye yıllarını/emeğini/ ekonomisini ve gönlünü vermiş/harcamış insanların bir konuda sıkıntısı/ derdi/ şüphesi var!
Kısaca da olsa buna değinmek isterim.
Nedir bu dersek?
O kadar çok ki…
Nedenler bir tarafa ama önce iktidar olmak istiyoruz kardeşim iktidar!
Hem de böyle ekonomik ve hukuki işlevliklerin eksi olduğu bir dönemde!
Tam da CHP’ne yakışır bir şekilde.
Yeter gali.
Çünkü uzun yıllar, ara bölümler hariç, hiç iktidar olamadık.
Oysa bu devletin ve milletinin Yani, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti” halkının sıkıntılarını adil bir şekilde çözmek, gidermek, bunları onurlu/şerefli bir şekilde sağlamak, ayrıca bekasını da gururla yaşatmak hepimizin şiarıdır.
Peki, bu yeter mi?
 Yetmez!
Dünya coğrafyası içersindeki onurlu/ şerefli yerini de korumak, kollamak ve bunu da sağlamak gerekir!
Çünkü biz/ bizler, onurlu ve şerefli bir Türk milletiyiz.
Bir Anadolu halkıyız!
Tarihten/kökten gelen15 Türk Devleti olarak kendi kendimizi yok etmeye çalışsak da, Tanrı vergisi olarak küllerimizden yeniden doğan/oluşan/ayağa kalkan bir onurlu milletin nesilleriyiz.
Peki, bu mümkün mü?
Hem de fazlasıyla.
Ama birileri buna hala bir türlü fırsat vermek istemiyorlar diyebilirim!
Yazık!
                ***
Dün ve bu gün CHP’nin seçimli 37. Kurultayını yaşıyor ve izliyoruz.
Seçimi kazananları kutluyor ve de başarılar diliyoruz.
Amma bir sıkıntı var ki bunu da asla içimizden/bakışımızdan ve de partisel/ilkesel duruşumuzdan da dışarıya bırakamıyoruz!
“Ele verir talkımı, kendi yutar salkımı” gibi bir şey!
Sonucu ne olursa olsun; birliği/beraberliği/Kuvva-i Milliye ruhu içersinde vatanseverliği ve Mustafa Kemal ilkelerini savunan biri olarak bunu da çizgisinde yazmak/ paylaşmak isterim.
Çünkü bizler artık, onun/bunun siyasi çıkarlarını değil, iktidar olmak, devlet yönetmek istiyoruz kardeşim devlet!     
Sözde demokrasi, insan hakları, seçme/ seçilme, düşünce ve söylem özgürlüğü gibi kavramlar için fırtınalar kopartılsa da, kırıcı/itici unsurların da kol gezdiğini görmekte ve yaşamaktayız.
Ne adına?
Siyasi erk adına!
Kurultaya giden yolda yapılanlar/ uygulananlar, Özellikle de, Metropol illerdeki il seçimleri; sözde birlik/ beraberlik adına olsa da, tüzük ve ilke gereği bunları doğru bulmuyorum ve de birilerinin değirmenine taşınan bir sel suyu gibi görüyorum!
Yazıktır, günahtır kardeşim yazık!
Hani seçme ve seçilme hakları?
Hani, bu kurultaylarda söylenecek ve ele alınacak geçmiş mağlubiyetlerin eksileri/ gerekçeleri?
Çıkacak olan adaylara konuşma için verilen süre ve delegasyon adına yapılan, demokratik artı insani boyutları içeren tutumlar/ davranışlar?
“Yenilen pehlivan güreşe doymaz” derler!
İlle de sen, ben ve bizim Adem’ler gibi!
Bizler kaç kez seçimlere katıldık, kaç kez bu ekiple ne kadar oy aldık? 
Bunlar CHP gibi bir partide demokratikçe değerlendirilmeyecek mi, ifade edilmeyecek mi?
Ne ters orantılı bir tutum değil mi?
Dışarıyı ilkesel anlamda; birlik/beraberlik/ düşünce ve söylemlerle kazanırken, hem de böyle bir dönemde, içerdeki kazanılmışları itiyor adeta uzaklaştırıyoruz!
İnanın çok üzülüyorum!
Fazla detaya da bağrıma taş basarak girmek istemiyorum!
Ama hani başlıkta yazdığım gibi!
“ Kurultay bitti, yaşasın kurultay”!
Çünkü en demokratik hak bu…
Allah sağlık verirse ve katkı da sunabilirsek tabii!
Bazı okurlarımızın canını sıkmış olabilirim.
Özür dilerim ama “yanlışları görüp de konuşmayan/yazmayan şeytandır” derler.
Hiç olmazsa bu bakıştan bari kurtulalım dedim.
Tanrım yüzünüzden gülümsemeyi eksik etmesin.
Sevgi/saygı bizden sevgili okurlarımız.
 
  
 
 
 
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum