Atamer BÜYÜKBUDAK

Atamer BÜYÜKBUDAK


İKİ PARTİ DAHA!

05 Aralık 2019 - 20:50

Vay kuzum vay!
Ne demokrasi ama sanki adı var da kendisi yok gibi!
Ne yapalım şartlar/koşullar bu!
Hadi kolay gelsin bakalım.
Bu ana kadar doksana yakın siyasi parti kurulmuş ama günümüze gelene kadar da seçimlere katılan kala/kala 13- 14 parti falan kalmış!
Onlardan bazılarının da ara/ara seçimlere katılmadığını görürüz.
Marjinal kalan o kadar çok parti var ki…
Hayret edersiniz.
Yeni kurulacak partilerle ilgili de “ ha bereket” demeden geçemeyeceğim.
Çokluğuna bereket.
Ama sanki bunca parti yetmiyormuş gibi, bir de bu yeni kurulacak olan partiler çıkacak karşımıza.
Neden?
Vallahi buna verilecek o kadar çok cevap var ki inanın bu sayfalar yetmez.
Çünkü devlet yönetme erki bambaşka bir duygudur!
Kişilerde hiç beklemediğin uygulamaları/yaptırımları, hatta dikta vari yönetmek isteyenleri bile görürsünüz!
Ama iyi kararlar alır yapar, iyi yönetirsen, hem ülken, hem halkın kalkınır, ayrıca da dünya coğrafyası içersindeki almış olduğun yerin de oldukça saygın olur.
Ama bunu yapamayan, Meritokrasi denilen faktörü rayına oturtamayanlar da, bu söylediklerimizden yoksun kaldıkları gibi, hem seçmenin/halkın tepkisini alır, hem de silinir gider ve tarih olurlar!
Tarih olur diyorum…
Çünkü bu yapıları tarih yazar ki gelecek nesiller de, neyin/ne/nasıl olduğunu bilip bundan ders çıkarıp, bilsinler diye!
Ayrıca kurulmuş olan partilerin de kendine özgü bir programları, bir tüzüğü olur ki…
Bu da devlet ve millet adınadır!
Ötesi de olamaz!
Ama bu ana kadar öyle partiler kurulmuştur ki parti yapısından oldukça uzak kalmışlar, seçmenden destek alamamışlar ve de tarih sayfalarına da ilginç duruş/bakışlarıyla geçmişlerdir!
Çünkü kurulan bir parti; ilkeleriyle/bakışlarıyla/duruşlarıyla, demokrasi faktörleriyle, devlete ve milletine hizmet etmek, onları her alanda yüceltmek ve de onurluca bir yaşam sağlamak istediği gibi, dünya coğrafyasında da, şerefli bir şekilde yer alması konusunda mücehhez olarak kurulurlar!
Bilgi/birikim/liyakat yani; Meritokrasi denilen yapının gereğini yerine getirmeleri gerekir.
Oysa bu böylemi?
Vallahi olanı/biteni görüyorsunuz işte!
Çünkü bu ana kadar kurulmuş olan bunca partiler bir/iki seçim sonra kaybolup gitmişler ve seçimlerde de ancak boy gösterip, yer işgal etmiş konumunda kalmışlardır.
Demokrasi anlamında lafımız olamaz ama…
Burası koskoca bir “Türkiye Cumhuriyeti Devletidir”!
Sen/ben/bizim oğlan veya liyakat’ı olmayan kişilerden oluşan bu yapının ömrü de fazla olmaz!
Ve bu durumlar da “Türkiye Cumhuriyeti Devletine” asla yakışmaz!
***
Şimdi ise iki partinin daha kurulması bekleniyor!
Neden/niçin?
Fazla detaya girmeyi gerek görmüyorum ama…
Bana göre iki faktör var!
Biri; mevcut yapının artık ülke ve ülke insanı yararına yapacak olan siyasi misyonu bitmiş, seçmen desteğini kaybetmeye başlamış ve o nedenle de arayış başlamıştır! 
Ki bu partileri kuracak olanlar da bu mantıkla mevcut yapının içinden ayrılıp siyaseten yola devam etmek istemelerindendir!
İkincisi ise hiç düşünmek bile istemiyorum.
Hani “bıçak kınısını kesmez derler” ya?
İşte o cinsten!
Belki yarınlarda olur ya, mevcut yapıya koşulsuz destek verme olanakları bile olabilir! 
Hani derler ya; “aynı demirin hamurundanız” diye!
İşte öyle gibi!
Kaçan oyların taliplisi olup, hani şekil 1 A’ da görünenler gibi falan!
“İnsanoğlu çiğ süt emmiştir” derler!
Bizim ki de o hesap.
Her türlü olanağı/dile gelen varsayımı görür ve söyler yazarız!
Çünkü vatandaşın ağzı burnu yanmıştır.
Her neyse?
Yeni kurulacak partilere de, demokrasiye inancımızdan dolayı
Başarı diliyorum.
Tahmin ediyorum ki önümüzdeki seçimlere de katılmış olacaklar.
Ne seçim olacak ama?
Aynı yağlı güreşler gibi, “kıran kırana” falan.
Ama ülke ve insanları artık huzur istiyor, mutluluk istiyor, insan gibi yaşamak için ekonomik özgürlüğünü kazanmak istiyor!
Bakalım ne yapacaklar?
Bekleyelim, izleyelim ve görelim derim.
***
Ama yine de gülümsemeyi lütfen eksik etmeyin.
Sevgi/saygı bizden.
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum