Reklam
Ali AKSOY

Ali AKSOY


Bestekâr LEM'İ ATLI (1869-25.11.1945) YILLARCA YASAKLI KALAN ŞARKISI

28 Mart 2017 - 11:37

1869 Yılında İstanbul,Üsküdar'ın Sultantepe Mahallesinde doğdu.Babası İbrahim Hakkı Bey,annesi Dilber hanımdır.Doğumundan bir hafta sonra annesi öldü.Ablası tarafından büyütülmeye başlandı.Lemi Bey iki yaşında iken de babasını kaybetti.Bu noktadan sonra ablası ve eniştesi Şefik Bey onun iyi bir şekilde yetişmesine özen gösterdiler.İlkokul dan sonra Lem'ı Bey Fatih Askeri Rüştiyesi'ne kaydoldu.  Bir sebeple Askeri Rüştiye 'den ayrıldı ve soğuk çeşme Rüştiyesi'ne yazdırıldı.1887 yılında bu okuldan mezun olan Lem'i Atlı "Mülkiye Mektebi"ne kaydoldu isede bu okulu bitiremedi.

     Bu yıllarda musikiyi çok seven ve evinde sürekli müzik toplantilari yapan eniştesi Şefik Bey,Lem'i Atlı'yı da bu toplantılarda bulunduruyordu.Sesinin güzelliği ile tanınan Lem'i Bey, 1883 yılında eniştesinin evinde yapılan bir toplantıya Hacı Arif Bey Lem'i beyi dinlemek üzere davet edildi. "Hamârı yok bozulmaz meclis-i Meyhâne-i aşkın" şarkısını okuyan Lem'i Bey'i Hacı Arif Bey çok beğendi."

 

     Büyük üstâd 1885 yılında,ölümüne kadar Lem'i Bey'e ders verdi.Lem'i Bey bu derslerden üslub ve anlayış olarak hayatı boyunca taşıyacağı izler edindi.Lem'i Bey ilk şarkısı olan Karcığar, Ağır Aksak usulündeki "Hüsnüne etvâr-ı  nâzın şan senin" güfteli eserini besteledi.Günümüze ulaşan 170 kadar eseri vardır.25 Kasım 1945 yılında  hayata veda etmiştir. (1)

 

   Lem'i Atlı'nın birde Dr.Nâzım'İn darağacına giderken okuduğu sözleri lâle devrinin meşhur şairi Nedîm'e ait uzun yıllar yasaklanan bir bestesi daha vardır. 

 

                  Bu imtidâd-ı cevre-ki bahtın şitâbı var

                  Mihnet-medâr olan feleğe intisâbı var,

                  Eyler nesîm-i Subhu bize gird-i gam

                  Bu rûzgâr-ı bî mededin inkilâbı var.

 

        Koyu İttihat ve Terakki taraftarı ve Adnan Menderes'in de akrabası olan Dr.Nâzım Bey'e bu görüşünden olsa gerek Atatürk'e suikast yapılması öne sürülerek İstiklâl Mahkemesince 1926'da idama mahkum edildikten sonra,mutad olduğu üzere son arzusu sorulur.Ünlü İttihatcı derki; "Gidin Pasa'ya söyleyin, " Bu rüzgâr-ı  bî mededin inkilâbı var."

       Bu günkü Türkçesi;

       Bu amansız demler böyle sürüp gitmez,tersine  de dedönecek (rüzgar tersine de esecek) elbet.

 

      Dr.Nâzım ile ilgili idam kararı Marmara Köşkü'nde bir balo sırasında imzalatılır.Atatürk son sözleri ne oldu? diye sorar. Mahkemedeki son sözleri "Gidin Pasa'ya söyleyin, Bu Rüzgâr-ı bî mededin inkilâbı var "  olmuştur.Bu sözler yukarıda yazdığım şarkının dördüncü mirasıdır.Atatürk "kaldırın bu şarkıyı "der.

      Yasağın üzerinden neredeyse  yıllar geçer.1952-1953 yıllarında bir davet esnasında Adnan Menderes Prof.Dr.Alâeddin Yavaşça dan bu şarkıyı okumasını ister.Eseri iki defa dinledikten sonra ,"çok rica ederim doktor,bunu bir radyo konserinizde okuyunuz ve bana zamanını bildiriniz" der.

       Yavaşca bir öyle yayını için repertuarina alır. Yayın biter bitmez arayan Menderes "ağzınıza sağlık aziz doktor,çok memnun oldum çok rica ediyorumeğerkendilerinde yoksa notalarını arkadaşlarınıza da veriniz,repertuarlarina alsınlar" der. (2) Böylece yasak kalkmış olur.

 

        Kaynak;1.50 Türk Müziği Bestekârı M.F.Salgar

                       2.Prof.Dr.Alâeddin Yavaşca'nın anılarından.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum