Reklam
Ahmet TUNCA

Ahmet TUNCA


DEPREM GERÇEĞİ

26 Ağustos 2019 - 18:38

DEPREM GERÇEĞİ

 Cumhuriyet’ten bu yana, yaklaşık yüz yıl içinde iki büyük deprem olmuştur.

Birincisi 1939’daki Erzincan depremi, ikincisi 17 Ağustos 1999 Gölcük depremi.

Erzincan depreminin üzerinden tam seksen koca yıl geçti. Milletin ve devletin imkanlarını ve gücünü iyi düşünmek gerekmez mi?

Dünyada bir mekanın, hem de en iyi malzemelerle yapılmış, sağlam bir konutun, evin, işyerinin olmasını kim istemez.

Daha düne kadar il merkezimizdeki evlerin çoğu bir veya iki katlı yada azami üç katlı ahşap evler değil miydi?

Malzemeden çalan, hırsız müteahhide ne diyeyim. Yıllarca üyelerinin paraları üstüne yatmış, kooperatif başkanlarına ne diyeyim.

Adam demiri çalmış, kumu denizden çıkarmış, yapmış da yapmış.

1960’dan sonra betonlaşma başladı. Mühendis yok, ölçü yok, tartı yok, plan yok, imar yok, kontrol yok.

Başını sokacak iki göz yer yaptı fakir fukara.

Para pul altın, kredi vardı da bilerek mi çürük yaptı. Gücü o kadardı.

Sonra bir gün yeryüzü sallandı.

Fay dediler.

Kırıldı dediler.

Deprem bölgesi dediler.

Öldüler, enkazlar mezar oldu.

O günkü 1939’a göre Erzincan’da da 40 bin kişi kaybettik.

40 bin kişi.

Afyon’un nüfusu 1940’larda 20 bin falandı. İki tane Afyon gitti.

Allah’ım ne felaket.

Şu anki nüfusla orantıla, orantılayabilirsen.

1999 Ağustos depreminde sabaha doğru yaşanan o büyük felaket gecesi, çoğu insanımız, uykusunda yakalandı sallantı ve yıkıma.

Denizi denizi doldurup bina yapanlardan deniz verdiğini geri aldı.

Gölcük depreminde de rakam büyüktü.

Kimi 20 bin, kimileri 35-40 bindeen bahsetti. Aslı hâlâ bilinmiyor.

1999’dan sonra yapılaşmaya kurallar, yasalar, kaideler getirildi.

Bunlara rağmen, geçmişten ders aldık mı?

Yeterince aldığımızı sanmıyorum.

Yakında olacağı söylenen Marmara - İstanbul depreminde 80-100 bin kişinin kaybedileceği yorumu yapılıyor.

Bir taraftan çürük yapılara izin ve af çıkarılıyor.

Şunu bilin ki bu coğrafyada yaşamak gerçekten çok zor.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum