Reklam
Ahmet SEVİM

Ahmet SEVİM


GENÇLİK

14 Şubat 2020 - 02:00

Her insan, her aile ve her toplum geleceğini teminat altına almak için gençliğine önem vermek zorundadır. Geleceğe ait düşünce ve yatırım yapmak fıtri olarak her insanda mevcut olan bir düşüncedir. Her toplum sadece maddi değerlerini değil, sahip oldukları kültür ve manevi değerlerini de gelecek nesillere devredeceklerdir. Her Müslüman için de nesil veya evlat sahibi olmak öncelikle bir lütuf, ama aynı zamanda bir imtihan vesilesidir. Bu sebeple Kur'an-ı Kerim nefislerimizi ve ehlimizi cehennem ateşinden korumamız için gayret göstermemizi emretmektedir. (et-Tahrim,66/69) Bir toplumun gençliğine sahip çıkması demek, elbette ki geleceğine sahip çıkmak demektir. Bu sebeple bizim dirliğimizi, birliğimizi bozmak isteyenler ile, kendi hükümranlığını başkaları üzerinde sürdürmek isteyenler gençliğimizle oynamaya, gençliğimizi kendi benliğinden uzaklaşması için değişik gayretler içinde olmuştur.Bu millet müslümandır. Elbette ki değerlerimizde hakim değer ölçüsü İslam’dır.
İslam’ın çocukluk çağından itibaren gençliğe bakışı elbette son derece önemlidir. Hz.Peygamber her dünyaya gelenin İslam fıtratı üzere doğduğunu haber veriyor. Gençlik; Allah’a şükrü gerektiren ve Allah tarafından insan bahşedilen çok önemli bir nimettir. Bu nimetin nasıl ve ne uğurda harcandığı konusunda herkesin sorguya çekileceğini Hz. Peygamber şu  hadislerinde haber vermiştir.”İnsanoğlu kıyamet gününde şunlardan sorulmadıkça ayağını yerinden kımıldatamaz: Ömrünü nerede tükettiği, gençliğini hangi yolda harcadığı…”(Tirmizi,Kıyamet,1) Çocuklar ve gençler bir milletin ümididir. Yarınları kendine emanet edeceğimiz bu zinde güç, ne kadar iyi yetiştirilir, ne kadar dinine, vatanına, geleneklerine bağlı kılınırsa, istikbalden o derece emin olunabilir. Bir ölçüde bütün milletlerin ortak problemi olan bu konu, yalnız resmi kurum ve kuruluşların değil, aile ve millet olarak hepimizi ilgilendirecek kadar önemlidir. Belli dönemlerde çocuğunu, gencini manevi ve milli değerleri istikametinde terbiye etmeyen, eğitimden geçirmeyen bir millet, bunun doğuracağı problemleri çözmekte birçok sıkıntılara katlanmak zorunda kalacaktır.
Gençliğin hem bedenen hem de rûhen eğitilmeye ve her türlü zararlı alışkanlıklardan korunmaya ihtiyacı vardır. Aile ve eğitim kurumları başta olmak üzere, medya kuruluşları ve toplum, bir hammadde durumunda olan gençliğin şekillenmesinde, kişilik kazanmasında üzerlerine düşeni zamanında yapmalıdırlar.
Örneklik: insan etrafından en çok etkilenen varlıktır. Özellikle şahsiyetinin oluşum çağı ki, bebeklik, çocukluk ve gençlik dönemi son derece önemlidir. İlk ve en güzel örnek Hz. Peygamber’dir. O’nun numune-i imtisal, yegane şaşmaz örnek olduğunu bizzat bize Kutsal Kitabımız haber veriyor.(Azhab,33/21 “Andolsun  ki Resulullah, sizin için, Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çok zikredenler için güzel bir örnektir.” İnsan olarak günahsız, hatasız yegane örnek. O’nun hayatı, Kur’an’dır. Dolayısıyla Kuran’ı anlamak ve yaşamak için de O’na uymak gerekiyor. O’nun sünneti itidaldir, orta yoldur. O gençlere ayrı bir değer ve önem vermiştir.
Hz.Peygamber, gençlerde zafer ümidi ve başarı sevinci gördüğü sürece,cesaretle görev üstlenip yerine getirmeye teşvik etmiştir. Çoğu yaşlı sahabelerden oluşan ordulara, gençleri komutan tayin etmiştir. Peygamberimizin aşıladığı önemli ilkeler sayesinde gençlik öyle bir seviyeye gelmiştir ki, en zor savaşlara katılmışlar ve düşmanla en ön safta çarpışmışlardır. Birçok savaşta sancağı, Hz. Peygamber’in bizzat kendisi gençlere vermiştir. Mesela;Tebük Savaşı’nda Beni Neccar Kabilesi’nin sancağını, henüz yirmi yaşlarında olan Zeyd b.Sabit’e vermiştir. Bedir Savaşı’nda yirmi veya yirmi bir yaşlarında olan Hz.Ali’yi sancaktar yapmıştır. Hayber’in Fethi esnasında da aynı şekilde Hz. Ali en önemli görevi üstlenmiştir. Hz.Peygamber, Kudaa Kabilesi üzerine göndermek üzere hazırladığı birliğin sancağını Üsame b.Zeyd’e vermiştir. Rivayete göre Üsame’nin yaşı henüz on sekiz idi. Bu birlik, arasında Hz. Ebubekir, Hz. Ömer ve Ebu Ubeyde gibi önde gelen sahabelerin de yer aldığı kırk bin kişiden oluşuyordu. Sahabelerin bazıları, bu gencin kumandan tayin edilmesini hoş karşılamayınca, Hz.Peygamber onları uyararak, Usame’yi övmüş ve desteklemiştir.
Aynı zamanda gençlerin yaptığı yanlışlıklara müdahale etmiş, sabırla onlara doğruları öğretmiştir. Ebu Ümame el-Bahili(r.a)anlatıyor:Bir delikanlı,Rasül-i Ekrem sallallahü aleyhi ve sellem’in huzuruna çıktı ve , “Ey Allah’ın Elçisi zina etmeme izin ver” dedi. Sahabiler onu “Sus!Sus!” diye azarladılar. Hz.Peygamber o delikanlıyı “hele şöyle gel” diye yanına çağırdı. Delikanlı yanına gelip oturdu. Peygamber Efendimiz onunla konuşmaya başladı: “Söyle bakalım. Bir başkasını senin annenle zina etmesine razı olur musun?” “Canım sana feda olsun, hayır olamam.” “Zaten hiç kimse annesiyle zina edilmesine razı olmaz.Peki kızınla zina edilmesini ister misin?” “Uğrunda öleyim ya Resulallah! Hayır istemem” “Öyleyse hiç kimse kızıyla zina edilsin istemez.Bir başkasının kız kardeşinle zina etmesini isteme.Bir başkasını kız kardeşinle zina etmesini ister misin?” “Yoluna feda olayım, hayır istemem” “hiçbir kimse kız kardeşiyle zina edilmesini istemez. Peki halanla zina edilmesi seni memnun eder mi?” “Canım sana feda olsun, hayır,kesinlikle”. “Halasıyla zina edilmesi hiç kimseyi memnun etmez. Peki birinin teyzenle zina etmesine razı olur musun?” “Uğrunda öleyim,hayır buna da razı olamam” bu konuşmadan sonra Resul-i Ekrem elini delikanlının omzuna koydu ve “Allah’ım! Bunun günahını bağışla! Kalbini temizle! İffetini koru!” diye dua etti. Artık o günden sonra bu delikanlı öyle şeylerle ilgilenmedi.(Yaşar Kandemir,Peygamberimizden101Hatıra115.Morötesi Yay.İst.2004(Nakil Ahmed b Hambed Müsbed V.256-257.Elbani.Silsiletü’l-e hadisi’ssahiba.ı.712-713)
Bir gencin meşguliyeti elbette ki çok olacaktır. Ama “genç” kendini ve kuşağını ve neslini, her türlü kötülükten korumalıdır. Efendimizin hayatıyla hayatlanan evlatlar ve nesiller nasip etsin Mevla…
Bir seminerde şöyle bir söz duymuştum, sizlerle de paylaşarak yazımı bitirmek istiyorum: “Şehri imâr ederken nesli ihyâ etmeyi ihmal ederseniz,ihmal ettiğiniz nesil imâr ettiğiniz şehri tahrip eder…”
Sözün özü:Gençlik ihmale gelmez.
 
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum