18 MART ÇANAKKALE CİHAN SAVAŞI


Değerli Kardeşlerim
Dönemin Başbakanı Merhum Turgut Özal zamanında gerçekleşmiş bir olay.
Japon eğitim uzmanları Türkiye ye gelip ülkemizin eğitim sistemini incelemiş, Sayın Özal'ın bürokratlarının da hazır bulunduğu bir ortamda raporlarını sunmuş ve sonuç olarak şunu söylemişlerdi:
 
“Sizin eğitim sisteminizde milli ruh yok!” Turgut Özal'ın “Nasıl?” sorusu üzerine şunu anlatmışlardı.
 
Biz Japonya'da okula başlayacak çocuklarımıza milli ruh şoklaması yaparız. Onları önce toplu halde hızlı trenlere bindirir, dev fabrikalarımızı, teknoloji merkezlerimizi gezdirir ülkemizin gücünü gösteririz.
Sonra da bu yavrularımızı alır Hiroşima ve Nagazagi'ye götürür, orada atom bombası atılan ve yıllardır ot dahi bitmeyen alanları gösterir deriz ki:
Eğer siz çalışmaz, bilinçlenmez ve az önce gördüğünüz teknolojiye sahip olmak için çalışmazsanız sonunuz böyle olur.
 
Bürokratlardan biri atılır: “Ama bizim Hiroşima'mız yok ki!”
Japon uzmanın cevabı tokat gibidir:
“Sizin Çanakkale'niz on Hiroşima eder!”
 
Japon uzmanın bu cevabından ölçüyü alarak;
NEDİR ÇANAKKALE SAVAŞI
Özet olarak şöyle bir göz atalım.
Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri [İngiltere, Fransa, Anzak (Yeni Zelanda), Avustralya] arasında 3 Kasım 1914 – 18 Mart 1915 arasında Çanakkale Boğazı’nda cereyan eden deniz savaşlarıyla Gelibolu yarımadasında 25 Nisan 1915 – 9 Ocak 1916 arasında 550bin düşman askeriyle yapılan kara savaşlarında Türk ordusunun, Türk tarihine altın harflerle yazdırdığı zaferin adıdır
 
1915 o yıl kurban bayramında kurbanlar kesilmedi. Çünkü Analar kınalı kuzularını Babalar koç yiğitlerini bu Vatan için kurban etmişlerdi. O yıl Lise’ler mezun vermedi;
Çünkü Çanakkale de Vatan sevgisinin doruklarına tırmanarak destan yazıp ve bu uğurda şehit olarak dünyaya ders verdi koç yiğitler.
 
Bu Savaş binlerce kez tekrar eden mermilerin havada bir biriyle çarpıştığı ve
Günde bin kişi düşman askeri (Toplam da iki yüz yetmiş beş bin Düşmanı öldürdüğümüz)ve günde bin kişi olmak kaydıyla (metre kareye dört şehit olarak) toplamda İki yüz elli bin şehit verdiğimiz anlatılması ve anlaşılması adeta akıl dimağlarının almadığı bir savaş’tı
 
Bu savaş Gencecik deniz subayları Nazmi ve Hakkı yüzbaşıların Nusret mayın gemisiyle 26 mayını Düşman gemilerinin arasından sıyrılıp denize döşeyerek, düşman gemilerini bir bir denize gömdüğü savaş’tı.
Bu SAVAŞ
Mecidiye tabyasından kalan iki er niğdeli Ali ve Havranlı Koca Seyit’in 225 kiloluk top mermisini kırılan kaldıraca rağmen yükleyerek yenilmez armada OCEANI dümeninden vurarak batırdığı savaş’tı.
 
Bu SAVAŞ
Ezineli yahya çavuş ilk çıkartmaya 65hemşerisi ile Morto (ölüm) koyunda 3000düşman askeri öldürerek düşmana dur dediği,65neferin düşmana 5000asker göründüğü savaş’tı.
 
Bu SAVAŞ
27.ci alay komutanı Yarbay şefik bey
İki tabur askeri uşaklı halis binbaşı ile görevlendirildikten sonra uşaklı halisin yaralanması üzerine komutanın asteğmen Mucip beye kaldığı, mucip beyin 8000 düşman askeri karşısında kahramanca savaşmasının akabinde komutanda dahil hepsinin şehit olduğu Savaştı.
Daha sonra 27 alay komutanı yarbay şefik beyin üçüncü taburununda arı burnunda destan yazdığı ve 3000askerden 35 erin sağ kaldığı savaştı.
Bu SAVAŞ
Conk bayırında Yarbay Mustafa kemalin komutasındaki 57.ci alayın üç taburunun Hüseyin Avni beyin komutasında imdada yetiştiği, Mustafa kemal size savaşmayı değil, ölümü emrediyorum dediği, Conk bayırı ve kanlı sırtın alındığı, ama Hüseyin Avni beyde içinde olmak üzere 57.ci alay3000kişiden hiç sağ kalanın olmadığı Savaştı.
Sonuçta iki haftada 14000şehit verdiğimiz ve düşmanın 8000ölü verdiği savaştı.
Bu SAVAŞ
57.ci alayın imha olmasının ardından Anafartalar komutanlığına getirilen Yarbay Mustafa Kemal düşmana taarruz etmek istediği,ama boğaza demirleyen İngiliz gemisi Goliaht dan gelen mermilerin her defasında sayısız şehit verilmesi üzere durdurulması için Mustafa Kemalin Esat paşaya rapor ettiği ve
 Esat paşanın denizdeki tek zırhlı gemimiz Muavenet komutanı Ahmet Saffet beye batırılması için emir verdiği. Ahmet Saffet beyin gece yarısı gizlice Goliaht’ta yaklaşıp Goliahtı boğazın serin sularına gömdüğü savaştı.
 
Bu savaşta sadece ölüm, kan, açlık, sefalet yoktu.
Yaralanan düşman askerini tedavi edilerek verilen insanlık dersi, siperden sipere atılan yiyecekler, sigaralar, birbirinden dinlenen şarkılar türküler. Düşman askerlerinin oynadığı futbol maçları. Askerlerimizin Güreş müsabakaları. Bu Savaşta hayata dair her şey vardı.
Sonuç olarak 225bin şehit verdiğimiz ve 275 bin düşmanın Gelibolu’ya gömüldüğü savaş’tı
Vel hasıl HAKKIN galip geldiği hak ile batılın savaşıydı.
Diyorum ki bütün bunlardan ders alarak, vatan için canını veren Şehitlerimizin ardından oturup kendimize şu soruyu sorduk mu?
Bizler bu vatanın ferdi olarak hemen hemen her iki veya üç haneden (Benimde dedemin içinde olduğu)ŞEHİT verdiğimiz değerli Dedelerimizin Çanakkale geçilmez dediği cihan savaşı ve Cihan coğrafyası için, ne yaptım veya ne yapabilirim muhasebesini yaptık mı?
Veya en azından bu yolda en ufak bir gayretimiz oldu mu?
Vicdan muhasebesi yaparak en azından hiç olmazsa çocuğumuzu alarak bir hafta sonunu Çanakkale de geçirdik mi?
 Meselâ.
Bendeniz Şair kardeşiniz olarak Çanakkale şehitleri 2001 yolunda dört çocuğumu götürdüm gezdirdim. Rabbim Şühedamızın ruhlarını şad, Ülkemize bir daha böyle bir Savaş yaşatmasın.